Erdinç Aoron Ardınç

Erdinç Aoron Ardınç
@SayfaHayal
10/10
·
Beğendi
Bu güçlü yapıt hakkında saygı mahiyetinde bir kaç söz etmek istedim, aslında kitap kendini ortaya çıkarken ki motivasyonun kendisiyle, Galeano' nun o keskin anlatımındaki tutku, içtenlikle ortayaseriyor, daha ne söyleyebilirim ki diye düşündündüm saygıyla eğilmekten başka... "Dünyayı yorumlamak yetmez onu değiştirmek gerekir" Marx ve Engels' in klasik Alman felsefesini aşıp felsefelerini doğrulttukları dönemde bu çıkarsamada bulunuyorlardı Feuerbach üzerine 11 tez de. Yorumlamanın ve anlamanın önemsizliğine vurgu değildi bu söz, eleştirinin materyalist, diyalektik özüne dair bir vurguydu. Galeano' kapitalizmin aldığı Neoliberal halini, bu dönüşümü çok iyi yorumluyor ve anlıyor; ve henüz 20. yy ın sonlarına yaklaşıldığı dönemde, güçlü sezisi, gözlem gücü ile yapıyor. Tüm yapıt boyunca hiç bir cümleyi, paragrafı öylece atlayamıyorsunuz, içinize işliyor, kafanızdan aşağıya dökülen buzlu su etkisi yapıyor anlatılanlar... Che'nin o özlem duyduğu dünyanın kişiliği olma tutarlılığı ve hisleriyle söylediği gibi: bir komünist dünyanın neresinde olursa olsun bir insanın suratına atılan tokadı hissedendir ifadesindeki gibi; Galeano' da bence olsa olsa bu anlatımının ustalığını bu samimiyetine borçludur... Eğer ki gerçekten hissetmeseydi, kaygılanmasaydı yoğun bir şekilde, tokadı hissetmeseydi, böyle anlatılamazdı, sanmıyorum... İçtenlikli yorumlayan bakış açısı karanlık bir tablo çizmek değildir, içtenlikli bir gözlem yapabilmek çıkış yolunu aramak anlamına da gelir. "Müzik Bir arp büyücüsüydü. Kolombiya kıyılarında onsuz şenlik olmazdı. Şenliğin şenlik olması için, dans eden parmaklarıyla havayı şenlendirip bacakları şahlandıran Mese Figueredo'nun orada bulunması gerekirdi. Bir gece, ücra bir patikada haydutlar ona
TepetaklakEduardo Galeano · Sel Yayınevi · 2018667 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·
Beğendi
Yazar sizi sömürge ülkedeki çarpık, kaotik yaşamlara götürüyor, kitabın başlarında işgalci askerleri, zenginleri, topraklarından edilmiş yoksul insanları ve bu işgalcilere hizmet etmekle geçinmeye çalışan, hizmet sektöründe çalışan emekçilerin ücretli köleliğinin panoromasını sunuyor. Karakterlere, onların enteresan anılarına, insanı hayrete düşüren öz geçmişlerine götürüyor bizi... Tabii ki karakterlerimizin yaşadıkları bu sosyal realiteden kopuk değil, onlar bu sosyo- ekonomik koşulların insanı, karakterlerin öz yaşam öyküleri ise asla karikatürize bayağılıkta verilmemiş, hatta kitabın baştan sona size toplumlumcu edebiyat adına yeni bir ufuk sunmasının başlıca sebeplerinden biri bu, ikincisi ise kullanılan dil, ona sonra dönelim... Bir de şu yönüne bakmak lazım; işgalci askerlerin ve muz tröstünün ekonomiye egemen, emperyalist karakterini çok çarpıcı veriyor, canlı yaşayan bir edebiyat var. Sanki siz oradasınız, tehlikeyle karşı karşıya olan bir karaktere seslenip uyarma iç güdüsü yaratıyor, veya bir başka karakterin içinde bulunduğu durumla ilgili siz bir şeyler söyleyip onunla konuşmak istiyorsunuz, bende bu duyguları çok canlı bir şekilde yarattı, belki de bizim ülkemizle benzer yanlarınında güçlü olmasından kaynaklıdır. Okumuş olduğum diğer toplumcu edebiyat eserlerinde bu durumu fazla yakalamamıştım, daha kapalı kompozisyon yapıları vardı, Gözleri Açık Gidenler' de ise çerçeve çok açık gibiydi siz içeri dalabiliyorsunuz ya da karakterler sizin dünyanıza sıçrayabiliyorlarmış gibi... Asturias'tan okuduğum ikinci kitap oldu bu. Diğeri Sayın Başkan' dı. Sayın Başkan' da sınıfsal anlamda sosyal bir gerçeklik fazla baskın değildi, onda daha çok yozlaşmış bir baskı gücüne sahip diktatörün akıl almaz, bozulmuş politikasını, bir halkı sosyal krize götüren
Edebiyat
Gözleri Açık GidenlerMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 201662 okunma