Erdinç Aoron Ardınç

Erdinç Aoron Ardınç
@SayfaHayal
Halbuki var olmanın ya da var olmamanın bu nedeni burada ya şeyin tabiatında ya da onun dışında bulunmalıdır. Diyelim ki üçgenin tabiatında niçin dört köşeli üçgenin var olmadığı bulunur. Bunun sebebi şudur ki, aynı şeyde birleşen üçgen ve dörtgen şekli çelişikliği getirir. Nitekim cevherin(Tözün) tabiatında onun varlığının nedeni vardır. Çünkü onun tabiatı ya da özü varlığını gerektirir.(önerme 7); fakat aynı suretle, üçgenin veya dairenin var olmasının veya var olmamasının sebebi veya nedeni başka türlüdür; bu onların tabiatından değil, bütün maddi(corporelle) tabiat düzeninden ileri gelir. Çünkü bu düzene göre ya üçgenin zorunlulukta aktüel olarak(fiilen) var olması gerekir, ya da onun aktüel olarak var olması imkansız olur. Bu kendi başına apaçık görünüyor ve buradan şu sonuç çıkar ki, bir şey kendisini var olmaktan alıkoyan hiç bir neden ya da sebebin bulunmadığı yerde zorunlu olarak vardır.
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fast foot, fast cars, fast life: Zengin çocukları doğumlarından itibaren tüketim ve gelip geçicilik için eğitilirler ve çocuklukları, makinelerin insanlardan daha güvenilir olduğu öğretilerek geçer. İnavasyon ayini vakti geldiğinde, her türlü araziye uygun ilk dört çeker zırhları sunulacaktır onlara. Bekleyiş yıllarında sibernetik otoyollarda tam gaz yol alırlar; görüntüleri ve metayı yiyip yutarak, zapping ve shopping yaparak kimliklerini teyit ederler. Siber-çocuklar da siber-uzayda, kentin sokaklarında avare dolaşan terkedilmiş çocuklarla aynı yalnızlıkta yol alırlar. Zengin çocukları çocuk olmayı henüz bırakmadan ve yalnızlığı oyalayan, korkuyu maskeleyen pahalı uyuşturucuları keşfetmeden çok önce, yoksul çocuklar ciğerlerine bali ya da tiner çekiyorlardı. Zengin çocukları lazer ışıklı tabancalarıyla savaşçılık oynarken, sokak çocukları gerçek kurşunlar tarafından tehdit ediliyordu.
Deneme
Latin Amerika'dan Tipik Manzaralar Devletler şirket olmaktan çıkıp polis olmaya yöneliyor. Başkanlar yabancı şirket temsilcilerine dönüşüyor. Ekonomi bakanları gayet başarılı birer çevirmen. Sanayiceler ithalatçıya dönüşüyorlar. Kalabalıklar azınlıkların atıklarına giderek daha muhtaç. Çalışanlar işlerini kaybediyor. Köylüler topraklarını kaybediyor. Çocuklar çocuklarını kaybediyor. Gençler inanma isteklerini kaybediyor. Yaşlılar emekliliklerini kaybediyor. Kazananlar ise "Hayat bir piyango" diye düşünüyor.
Deneme
Ölümü ve yaşamı paraya çevirme yetisindeki Amerika Ülkeleri Kalkınma Bankası'nın çalışanları, suç patlaması yüzünden Latin Amerika'nın her yıl 168 milyar dolar kaybettiğini hesaplıyorlar. Dünya suç şampiyonası düzenlense kazanan biz oluruz. Latin Amerika'daki cinaytler dünya ortalamasından altı kat fazla. Eğer ekonomimiz de suçla aynı hızda büyüseydi gezegenin en müreffehleri biz olurduk. El Salvador'da barış mı? Ne barışı? Saatte bir cinayet temposuyla El Salvador savaşın en kötü yıllarındaki şiddeti ikiye katlıyor. Gasp endüstrisi Kolombiya, Brezilya ve Meksika'nın en karlı endüstrisi. Büyük şehirlerimizde en az bir kez hırsızlık teşebbüsüyle karşılaşmamış biri normal sayılmaz. Rio de Jenario' da New York'tan beş kat fazla cinayet işleniyor. Bogota şiddetin başkenti, Medellin dulları şehri. Özel grup üyesi seçkin polisler bazı Latin Amerikan şehirlerinin sokaklarında devriye gezmeye başladı: Baştan aşağı üçüncü dünya savaşı için donanmışlar; kızılötesi gece dürbünleri var, kulaklıkları, mikrofonları, kurşun geçirmez yelekleri; bellerinde kimyasal sinir gazı kapsülleri ve cephaneleri var, ellerinde otomatik bir tüfek, baldırlarında bir tabanca. Kolombiya' da her yüz suçtan doksan yedisi cezasız kalıyor. Buenos Aires'in varoşlarında cezasız kalan suçların oranı da buna yakın; bu mahallelerde kısa bir süre öncesine kadar polisler enerjilerinin büyük bölümünü suç işlemeye ve gençleri öldürmeye ayırıyordu: 1983'te demokrasinin restorasyonundan 1997'nin ortalarına kadar polis şüpheli gördüğü 314 çocuğa ateş açtı. 1997'nin sonlarında polis teşkilatı yeniden örgütlendirilirken medya maaşa bağlı beş bin üniformalıyı haber yaptı, ama nerede olduklarını ve ne yaptıklarını kimse bilmiyordu. Aynı zamanda anketler Rio Plata kıyılarında kolluk kuvvetlerine duyulan güvensizliği
Deneme
Artık kendini tutamayan, ama kalabalık önünde ilk defa konuştuğu için utancından kıpkırmızı kesilen bir demiryolu bekçisi kürsüye doğru haykırdı: "Yetsin artık, Peder Cassey, yetsin!.. Orta Çağ hikayelerini ne zaman kapatacaksınız artık? Tanrının sözcüsüsünüz, tamam anladık, peki bugünün hayatıyla, bugünün meseleleriyle hiç ilgilenmiyor mu Tanrı? Onun sözcüleri olan sizler ilgilenmiyormusunuz bugünün dünyasıyla, çünkü hem kör, hem sağır, hem de kötürümsünüz, dilinizi yutmuşsunuz siz... Tanrı size hiç benzemiyor ama... iğne deliğinden geçen ve geçmeyen deve hikayelerinizle, tüccarların kiliseden atılması masallarıyla çağımızın hiçbir olayını kavramak mümkün değil artık. Bugün Samson bile, çağın dolar yığınlarından örülmüş tapınağını oynatamaz yerinden... Söyleyin Peder Cassey, söyleyin, ne yapacaksınız yüz elli milyon dolarla oylayan muz tüccarlarını kiliseden atmak için?.. Ah!.. deveydi, tüccarlardı, hepsi masal bunların, din tarihini masallara döktünüz artık! Kiliselerde, tapınaklarda, günümüzün meseleleri neden konuşulmuyor. Çocuklardaki ölüm oranı mesela. Asgari ücretten, günlük çalışma süresinden, yaşlılık sigortasından neden bahsedilmiyor hiç?"
Edebiyat