Gururunun esiri olan yoksul bir yazarın yazdıkları ile sadece karnını doyurabileceği, biraz para kazanma ve yiyecek bir şeyler bulabilme mücadelesinden bahsedilen bu eserde açlığın insanı sürüklediği fizyolojik ve psikolojik durumlar anlatılıyor. O kadar aç olmasına rağmen bir türlü gururunu alt edebilemeyen yazarımız, açlığını biraz olsun bastırabilecek ve sağlıklı bir zihne kavuşup, makalesini yazabilecek böylece de açlıktan kurtulabilecektir. Tüm hikaye boyunca bunun mücadelesini verir. Kitap boyunca bu açlık çeken yazarımızın adını bir türlü öğrenemeyiz söylenene göre bu kişi Knut Hamsun’un bizzat kendisi olduğudur. Yer yer monologlar şeklinde ilerleyen kitap bazı bölümlerde kendini tekrar ederek bunaltsa da okunulması gereken kitaplar arasındadır .
“Her şeyi oluruna, kendimi şen sabaha bırakıyor,mutlu insanlar içinde ben de kaygısız, öne arkaya sallanıyordum. Bulutsuz,berraktı gökyüzü;benim de gönlüm gölgesiz.”