Ömrünün son demlerini yaşayan kahramanımız Yedigey’in birlikte bir ömür geçirdiği arkadaşı Kazangap’ın vefatı üzerine son görevini layıkıyla yerine getirmek onu istediği yere gömmek amacıyla bir yolculuğa çıkmasıyla başlayan öyküde bu yolculuk sürecinde hayatını gözünün önünden geçiren Yedigey geçmişe doğru da bir yolculuğa çıkar zamanın küçük bir kısmında varız ve seçimlerimizle bu kısacık zamanımızı anlamlı bir şekilde yaşamalıyız temasıyla vefanın,geleneklere bağlılığın yozlaşmanın, fedakarlığın üzerine düşündürecek bir kitap (Nayman ana efsanesi ise bir o kadar dramatik,etkileyici bir bölümdür.)
Roman klasik Türk aşk romanı tadında birbirini hiç tanımadan evlenen çiftin kişiliklerinin çok farklı kutuplarda olması ve geçinme zorluklarından dolayı birbirlerinden uzaklaşmalarını anlatır. Parayla saadet olmadığı gibi parasız da mutluluk olmuyormuş mantığı.. hikayeyi farklı kılan kişilerin ruhunun derinliklerine inerek gerçekçi bir gözle aslında insanın ruhunun karanlıklarının, kişilerin zorluğa düşmesiyle ortaya çıktığını göstermesi..Sabahattin Ali burda birazda psikanalitik kuramdan giderek “insan doğuştan kötüdür. “ mantığıyla şartların insanın içinde ki kötüyü nasıl ortaya çıkarabileceğini göstermiştir.