Sabriye

Sabriye
@Sbryekrm
Deniz Kurdu
Puan vermedi·376 syf.··
2026 2. kitabı
Bir deniz kazasıyla başlayan hikaye, okyanusun ortasında geçen müthiş bir hayatta kalma serüvenine dönüşüyor. Ama asıl yolculuk insanın kendi içinde başlıyor. Wolf Larsen karakteri... O kadar karmaşık o kadar güçlü ki aynı anda hem nefret ettim hem hayran kaldım. Jack London yazarken sanki dalgaları, rüzgârı, tuzlu deniz havasını hissettiriyor. Her sayfası ayrı bir macera, ayrı bir sorgulama. Deniz Kurdu okumak bana çok iyi geldi. “İnsanın içinde bir deniz vardır; bazen fırtınalı, bazen sessiz ama hep derin.”
Duygu ve Düşünce
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·222 syf.··
2025 11. kitabı
“Bana yaptıkları için kimse özür dilemedi, sadece tepki verme şeklim için beni suçladılar." der Sabahattin Ali kitabında. İnsanın kaderine tanıklık etmek işte tam olarak böyle bir roman. Yusuf'un sessizliği, içine attıkları, hayata karşı dik ama yalnız duruşu sayfalar boyunca insanın içine işler. O, kalabalıklar içinde yapayalnız kalabilenlerin temsilidir. Sabahattin Ali, Yusuf karakteriyle yalnızca bir bireyi değil; yozlaşmış bir düzeni, çıkar ilişkileriyle örülmüş bir kasaba hayatını ve bu düzenin arasında sıkışıp kalan temiz bir ruhu anlatır. Yusuf'un uyumsuzluğu aslında onun kusuru değil, dünyaya ait olmamasıdır. Çünkü bu dünyada güç, para ve ikiyüzlülük kazanırken; dürüstlük ve vicdan kaybetmektedir. Sabahattin Ali, insanın ruhunu öyle güzel çözmüş ki.. Anlattığı dönemden çok daha fazlasını hissettiriyor. Okuduğunda insanın kalbine dokunuyor.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
Anna :(
Puan vermedi·1062 syf.··
2025 75. kitabı
Hayatın bütün bu çok zor ve yanıtsız sorularına verdiği ortak yanıtın dışında bir yanıt yoktu. Bu yanıt şuydu: Günün gerektirdiği şekilde yaşamak, yani unutmak... Akıl, var olma savaşını ve isteklerimin yerine getirilmesine engel olan herkesi öldürmeyi gerektiren yasayı ortaya çıkarttı. Bu aklın sonucudur. Oysa başkasını sevmek akıllıca bir şey olmadığına göre, bunu akıl bulmuş olamaz. Yapılması gereken tek şey, hedefe doğru inatla yürümek, o zaman hedefime ulaşırım, -diye düşünüyordu Levin, -çalışmanın ve harcanan emeğin bir amacı olur. İnsan sevdiğini olduğu gibi sever, olmasını istediği gibi değil... Gülümsedi. Ama o anda, artık gülünç bir şey söyleyebileceği kimsenin olmadığını hatırladı. Hayat bizi birbirimizden ayırıyor. Ben onun mutsuzluğuna sebep oluyorum, o benim mutsuzluğuma sebep oluyor.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
ÖYLE MİYMİŞ
Puan vermedi·198 syf.··
2025 121. kitabı
Öyle miymiş?, Şule Gürbüz'ün insana, insan olmaya, ontolojik çıkmazlara dair derin tespitler yaptığı bir kitap. Bu tespitler bazen ağır, bazen aşırı haklı, hatta bazen komik. Ağlanacak haline gülüp duran insanın kendini görmesi için tutulmuş ayna gibi bir kitap.
Öyle miymiş?Şule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20162,044 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2025 4. kitabı
Dostoyevski, Yeraltından Notlar kitabında "Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık." der ve bilincin getirdiği acıdan bahseder. Hiçbir şeyin farkında olmayan, yaşadığını sanan ama sadece sürüklenen biri olmak Dostoyevski'nin ne karakterine ne de kafa yapısına uygundur. Her şeyin farkındadır, her şeyi anlar ve bunun acı verdiğini de söyler ama elinde değildir acı çekmeyip her şeyi kabullenmek. İsyan eder; acısına, olaylara, duygularına, herkes gibi olup bir kabın şeklini alamamasına ama nafile; acı onun ruhundadır çünkü isteminde değil. En sonunda farkındalığına bir farkındalık daha eklenir ve bu Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov'un ağzından çıkar; "Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek!" diye. İnsanların bu kadar sığ, bu kadar bilinçsiz ve bu kadar basit olmasına hem kızar hem de kendisi öyle olamadığı için içten içe üzülür. Nasıl mutlu olunacağını da bilir hatta ve Budala'da "Dar kafalılar daha fazla mutludurlar. Dar kafalı olan sıradan bir insan, kendisini çok önemli ve sıradışı bir insan zanneder." da der ama yine de bir türlü 'çok önemli ve sıradışı bir insan' olamaz. En sonunda "Istırap ve acı, geniş vicdanlarla derin yürekler için her zaman zorunludur. Bana öyle geliyor ki gerçekten büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadırlar." diyerek kendini kabullenir.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma