Dostoyevski, Yeraltından Notlar kitabında "Baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık." der ve bilincin getirdiği acıdan bahseder. Hiçbir şeyin farkında olmayan, yaşadığını sanan ama sadece sürüklenen biri olmak Dostoyevski'nin ne karakterine ne de kafa yapısına uygundur. Her şeyin farkındadır, her şeyi anlar ve bunun acı verdiğini de söyler ama elinde değildir acı çekmeyip her şeyi kabullenmek. İsyan eder; acısına, olaylara, duygularına, herkes gibi olup bir kabın şeklini alamamasına ama nafile; acı onun ruhundadır çünkü isteminde değil. En sonunda farkındalığına bir farkındalık daha eklenir ve bu Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov'un ağzından çıkar; "Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek!" diye. İnsanların bu kadar sığ, bu kadar bilinçsiz ve bu kadar basit olmasına hem kızar hem de kendisi öyle olamadığı için içten içe üzülür.
Nasıl mutlu olunacağını da bilir hatta ve Budala'da "Dar kafalılar daha fazla mutludurlar. Dar kafalı olan sıradan bir insan, kendisini çok önemli ve sıradışı bir insan zanneder." da der ama yine de bir türlü 'çok önemli ve sıradışı bir insan' olamaz. En sonunda "Istırap ve acı, geniş vicdanlarla derin yürekler için her zaman zorunludur. Bana öyle geliyor ki gerçekten büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadırlar." diyerek kendini kabullenir.