"Körlük" ile başladık, "Kabil" ile devam edip "İsa'ya göre İncil" e geldik. Yazar "Kabil“ de olduğu gibi "yok artık, hadi canım” denecek kadar ileri gitmiş, belki "Kabil" inde ötesine geçmiş. Hatta işi Tanrı ile konuşmaya kadar götürmüş. Bilinen 4 İncil'e ilave olarak 5.sini yazmış. Baba Yusuf'un başına gelenlerin anlatıldığı ilk 100 sayfa zorlukla aşıldıktan sonra İsa'nın macerası sizi romanın içine sıkı sıkıya yerleştiriyor. Kabil'de olduğu gibi dini eleştirilerle dolu, yer yer rahatsız edici. Ben kendi adıma daha önce yaşamının belirli kesimlerini bildiğim İsa'nın yaşam öyküsünü ilk defa bu kadar ayrıntılı okudum. Yaptığım araştırmalarda da romanın tamamen bir kurgu olmadığını öğrendim. Daha önce incili okumadım ama, muhtemelen İncilden esinlenerek belkide benzer bir dille yazılmış bir roman. Ama yazar İncilde açık bulduğu yerlerden ciddi eleştiriler yapmış. Dini öykülere merakınız varsa zaman zaman yorucu olsada size kattıklarını düşündüğünüzde güzel bir tat bırakan bir roman.