Scarliface

Scarliface
@Scarliface
Serbest
Üniversite
Bursa
Ankara
73 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Aeden'de Olmak Vardı.....
6/10
·584 syf.··
2020 49. kitabı
Şimdi gerçekten herkesin çok beğendiği romanı eleştirmek biraz garip olacak ama, bende incelemelerdeki az sayıdaki beğenmeyenler grubuna gireceğim. Yorumlarda hep şunu görüyorsunuz: "İlk 100 sayfadan sonra çok keyif aldım". Bende ise tam tersi oldu, ilk 100 sayfada ilmek ilmek örülen Aeden'e hayran kaldım. Öyle bir dünya yaratılmış ki gezegenin tüm canlıları, böcekleri, kuşları, bitkileri, uyduları, enerji kaynakları tek tek düşünülerek inşaa edilmiş. Düşünce ile yolculuk, telepati tam bir bilim kurgu. Ama sonra kahramanlarımızın dünya'ya gelmesi ile bu büyü bozuluyor. İnsansıların bildiğimiz ve herkesin katıldığı kendine ve çevresine zarar verme hikayesi içinde roman sıkışıyor. Yazarın insanoğlunun intaharı ile ilgili yorumlarına katılmamak elde değil ve hepsi de doğru tespitler ama bence romanın seyrinde ki büyü dünya hikayesi ile son bulmuş. Bununla beraber yaratılan Aeden için bile okumaya değer, ayrıca anlatılan hikaye hiç de yabana atılacak bir hikaye değil. Eminim ki bundan önce olduğu gibi bundan sonra da okuyup çok sevenler yine çıkacaktır. Ama ben "keşke" diyenlerdenim. Belki Aeden de geçen güzel bir hikaye ile bu dünya yaşatılabilir mi? diye bekliyorum....
1000Kitap
AedenAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 201814,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Scarliface

, bir kitap okudu
6/10
·584 syf.··
2020 49. kitabı
Akilah Azra Kohen
8.6/10 · 14,4bin okunma
Çok Satması Gereken Romanlar
8/10
·218 syf.··
2020 48. kitabı
Her gün raflara yeni yeni kitaplar geliyor, bunların bazıları hakettikleri ilgiyi görüyor, bazıları iyi bir reklam kampanyası ile haketmedikleri yerlere geliyor. Bazı kitaplarda maalesef çok güzel olsa da sessiz sedasız ön raflardan arka bölümlere taşınıyor. Pazarlama metotları öyle güzel yöntemler uyguluyor ki çok satanlar diye bir liste var ve bir çok okur ben de dahil ilk işimiz oralara bakmak oluyor. Dolayısı ile belki de çok seveceğimiz bir çok roman gelip gidiyor. 1000k gibi kitapsever siteleri veya instagram yada twitter da bu konuda yazan çizenler olmasa belkide hiç elinize almayacağınız bir romanla karşılaşıyorsunuz ve o da sizi alıyor götürüyor. 1937 yılında başlayan bir öykü, fonda Viyana manzaraları, Hitler’in güçlendiği dönemler, bir çok katmanı ile karşınıza sıcacık bir roman çıkıyor. On yedi yaşındaki Franz’ın ilk deneyimleri, ilk heyecanları, ilk aşkları derken karşınıza çıkan yaşlı Freud ile roman daha da taçlanıyor. Özellikle Franz ve Freud’un geçtiği bölümler en keyif aldığım bölümlerdi. Hitlerin yükseliş dönemindeki Avusturya ise bana biraz tanıdık geldi. Sonuç olarak raflarda hemen karşınıza çıkmasa bile bulacağınız bu kitap size çok şeyler katacak. Bundan sonra bir avcı gibi çok satan romanlar değil de çok satması gereken romanların peşinde olacağım ve bu tarz tavsiyelere de açığım. Altını çizdiğim bazı alıntıları burada paylaşıyorum….. - Kadınlara giden kayalık yollarda en iyilerimiz bile telef olur. - Franz kıza memleketinden, mevsime göre renk değiştiren gölden bahsetti: Baharda koyu yeşildi, yazın gümüşi, baharda koyu mavi, kışın ise şeytanın yüreği gibi siyah. Ayrıca dışkıları büyük ineklerden söz etti. Bu dışkılar öyle büyüktü ki, küçük bir çocuk dizlerine kadar içine gömülebilirdi. - Şu yaşlılık ne berbat bir şey diye düşündü Franz,
1000Kitap
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
Destansı Gerçekler....
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
Homerosu’un İlyada destanı ve farklı bir bakış açısı. Kadın gözünden anlatılan bu destan her ne kadar naif olsa da aynı zamanda savaş, kan, ölüm ve her türlü kötülüğü tüm gerçekleri ile gözler önüne seriyor. Romanlarda anlatılan savaş sahneleri genellikle belli bir yerden sonra sıkıcıdır, hele de sonunu biliyorsanız. Ama buradaki anlatım ile tek bir satır bile atlamdan o sahneleri okuyor ve gözlerinizde canlandırıyorsunuz. Doğrusu yazarın başarısı olduğu kadar çevirmene de hakkını vermemiz lazım. Roman’ın başlangıcında bu kitap nasıl bu kadar abartılmış diyorsunuz ama, yazar öyle güzel ince ince örüyor ki hele üçüncü ve son bölümde destanın hakkını veriyor. Biz seyrettiğimiz filmlerin de etkisi ile konuyu kahramanlık ve aşk hikayesi olarak biliyoruz ama yazar bunu bir yerde kadın kahramanı ile çok güzel anlatmış: O insanlar, düşünülmeyecek kadar uzak o geleceklerin insanları bizim için neler düşünür?Bir şeyi biliyorum: Fetihlerin ve köleliğin zalim gerçeklerini istemezler. Erkeklerin ve oğlan çocuklarının katledildiğini, kadınların kızların köle alındığını duymak istemezler. Bir tecavüz kampında yaşadığımızı bilmek istemezler. Hayır, bambaşka daha yumuşak bir şeyi tercih ederler..Bir aşk hikayesini belki. Sevgililerin kim olduğunu anlamayı başarmalarını umuyorum yalnızca. Evet yazarın kadın kahramanı ve diğer adı geçen kadın kahramanlar, savaşta gözleri önünde kocaları, kardeşleri erkek çocukları öldürülen kadınlar. Ve hepsi yakınlarını öldüren erkeklere esir veriliyorlar, kralın karısı olsa bile. Bu bakış açısı ile karşımıza çok gerçek zaman zaman rahatsız edici bir roman çıkıyor. Okuduğunuzda bütün övgüleri hakettiğine karar veriyorsunuz….
1000Kitap
Kızların SuskunluğuPat Barker · İthaki Yayınları · 20201,570 okunma