Dünya üzerindeki fiziki yolumuzun yüzey değil de her zaman sadece düz bir çizgi olmasından ötürü Bir şeyi'i tutup ona sahip olmak istediğimizde hayattaki sayısız başka şeylerden feragat ederek bunların sağından solundan geçip gitmek zorunda kalırız. Karar veremez de yanlarından geçip giderken bizi cezbeden herşeye panayırdan geçen çocuklar gibi el atarsak, o zaman bu tersine bir çaba, yani yol çizgimizi yüzeye dönüştürme çabası olur. Bundan sonra zikzaklar çizeriz. Ordan oraya amaçsızca koşturup dururuz ve hiçbirşeye ulaşamayiz.
Zira nasıl ki balıklar suda, kuşlar havada, köstebekler toprağın altında rahatsa, her insan da sadece kendine uygun atmosferde rahat eder; nitekim saray havası da herkes için solunabilir biryer değildir.