Zaman zaman bir alıp başını gitme duygusu hasıl olurdu içimde. Başka bir şehre, beni kimselerin tanımadığı. Her şeyi geride bırakmak, sadece nefes alıp vererek yaşamak. Sokaklarda avare avare dolaşmak. Bir banka oturup denizi saatlerce seyretmek. Uzuuun uzun uyumak.
Başka türlüsü mümkün müydü ki? Her şey altüst olana kadar sahip olduklarımızın kıymetini, ne kadar hassas ve kusursuz bir dengeye bağlı olduklarını bilemeyiz.