Konusabilen bir goril ve bir adamın bir şekilde denk gelişleri ve insanlık,dünya,doğa ,hayvanlar,bitkiler,tarim devrimi ,antropoloji,sosyoloji,dini mitler ve daha pek çok şey üzerinden sürdürdükleri derin ve çok düşündürücü sohpetlerine eşlik ettiğimiz müthiş bir roman.Roman demek çok doğru gelmiyor zira çok derin varoluşsal sancılara gark etti beni .
Son birkaç yıldır yaşanan doğa katliamları ve doğal afetler sonucu zihnimde beliren bir düşünce var;dünya insan türünü birşekilde üzerinden atacak ve dahi kusacak.Sonrasında,birkaçbin yıl kendini toparlayacak bizden arta kalan pisliği temizleyecek ve yeni yaşam formlarıyla yeniden başlayacak.çünkü biz istilacılarız ve beceremedik .çünkü biz doğa ile savaşmaya ve kazanacağına inanmaya meyilli şişkin egolu istilacılarız.
Bu düşüncelerimden ötürü İsmail adındaki bu gorilin yaptığı tüm tespit ve eleştirilere yüzde yüz katılıyorum.
Bayılarak okudum.Bazı sayfaları dönüp tekrar okudum.bazı sayfaları yüksek sesle okuyarak eşim bey’e ne düşündüğünü sordum .Dünyayı kurtarmak,açlığı bitirmek,çevreyi kirletmemek için gösterdiğimizi zannettiğimiz çabaların ne kadar boş olduğu ile yüzleştim .
Son derece ilginç son derece düşündürücü ,bittiğinde bir miktar hüzün ve umutsuzluk hissettirde de çok çok tavsiye ettiğim bir kitap.
İnsanoğlu kendini üstün ırk olarak görmeyi sürdürdükçe ve yeryüzündeki herşeyin,her yerin,her canlının ,salt “insan”olduğu için kendi hakkı olduğuna inanmayı sürdürdükçe sonumuz yakındır.Benim çıkardığım anafikir bu.
Tadına doyulmaz tasvirler ve tüme varım yöntemleri ile bezeli bir kitap.Tek bir satırında bile sıkılmadım .