. …. Yarın, yıl ve yıl aynıyla yinelenen ve her defasında yeni bir heyecan uyandıran her şeyi bir kez daha göreceğim: kudretli oy çağı çanağı ve adanmışlıkla kaldırılan eller.
Yarın her yıl yapılan velinimet seçimleri günü. Yarın sarsılmaz, kale gibi sağlam mutluluğumuzun anahtarını yeniden veli nimete teslim edeceğiz.
Elbette bu, eskilerin o dağınık, düzensiz seçimlerine benzemez; söylemesi bile gülünç geliyor, o devirlerde seçimlerin sonucu bile önceden belli değilmiş.
Devleti hesapsız kitapsız, rastlantılar üzerine körlemesi bina etmek nasıl bir saçmalık bu? Ama gelin görün ki, bunu anlamak bile yüzyıllar almış. Söylemeye gerek yok, bu konuda da diğer her şeyde olduğu gibi rastlantıya, süprize en ufak yer tanımayız. Dolayısıyla seçimlerde daha çok sembolik bir önem taşır: bizlerin bir bütün, milyonlarca hücreli tek bir organizma, eski devirlerdeki İncil’in diliyle tek bir kilise olduğumuzu anımsarız. Çünkü tek devletin tarihi böyle kutlu bir günde o görkemli uyumu bozmaya yeltenecek tek bir oy çıktığına tanık olmamıştır