"Bilmem.Bazen yürürken gördüğüm insanların yüzyıl sonra bu sokaklarda olmayacaklarını düşününce,her şeyin ne kadar geçici olduğunu anlıyorum.Binaları,asırlara meydan okuyan ağaçları ve hatta şu gemileri kıskanasım geliyor.Çünkü dünyada bizden fazla barınacaklar.Düşündükçe gülüyorum ama en çok biz insanlara merhamet duyuyorum böyle anlarda.Nasıl da zayıfız.Hem varız hem yok.Hem ölüyüz hem diri.Hem hayaliz hem hakikat.Hem ruh hem beden.Hem keder hem mutluluk..."
Perec bir kitabında şey diyordu, insan mutluluğu yakalayamaz, insan mutluluğu tarif bile edemez. İnsan sadece nedensizce mutlu olur, nedensizce de mutsuz.
Düşünceleri daima isabetli olan amcam bir gün beni sokakta durdurup sordu:
“Zebâninin cehennemdeki ruhlara nasıl işkence ettiğini biliyor musun?”
“Hayır,” dediğimde,
“Onları bekletir.” diye yanıtladı.
— Carl Jung
Dünya, omuzlayacak kimsesi olmadığı için suya bırakılmış bir tabuttur. Tabut çürüdü, her yanından su alıyor artık.
"Önce çocuklar ve kadınlar!"diye bağırmış olmalı biri. Bu kadar ölümün başka bir açıklaması olamaz. İster yürü ister koş, varacağın yerin hiçbir anlamı yok.
Aynı tabutun içindeyiz hepimiz .