Seantè

Seantè
@Seante
Bir defasında avucumu sisle doldurdum Kapattım elimi Sonra açtım ve bir de baktım ki sis kurtçuk olmuş. Tekrar kapatıp, açtım elimi. Bu kez bir kuş gördüm avucumda. Sonra yine kapattım ve açtım elimi, Bu defa yüzünde derin bir hüzünle yukarılara bakan bir adam peydah oldu avucumda. Ve yine kapattım elimi ve açtığımda, Yalnızca sis vardı avucumda. Ama o sisin içinden etkileyici bir ezgi drğiyordu kulağıma.
Sayfa 7 - Dekalog Yayınları·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İsrailliler, Hristiyanlar ve Müslümanlar gerçi ölümsüzlüğe bel bağlarlar ama bu dünyaya besledikleri saygı, yalnızca ona inandıklarını kanıtlar, öbür dünyaların tümüne, sonsuz sayıda dünyaya, bu dünyanın bir ödülü ya da cezası olma yazgısını yüklediklerine göre.
Ah, düşlerim kaç kez, elle tutulur şeyler gibi dikilmiştir karşıma; gerçekliğin yerini almak değil, kendilerinin de gerçekliğe ne kadar benzediklerini bana anlatmaktır dertleri...
Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum.
Prens, işte bu yüzden hiç saltanat süremedi. Saçma sapan bir cümle bu. Ne var ki saçma sapan cümleler, insanda hüngür hüngür ağlama isteği uyandırabilirmiş meğer.
Sayfa 13 - Mário de Sá-Carneiro'ya Mektup·Kitabı yarım bıraktı