"İnsanı sonradan insanlaştıran etmenler arasındaysa edebiyatın yerini başka hiçbir şeyle dolduramazsınız. O elle dokunamadığımız, koklayamadığımız, göremediğimiz, işitemediğimiz sözcükler, bizi toplumun hoyrat kollarından çekip alır, eylemlerimize çekidüzen verir, dağarcığımızı zenginleştirerek konuşmalarımızı güzelleştirir, düşüncelerimize ve davranışlarımıza incelik kazandırır."
"Dinlerin cennet düşüncesiyle hiçbir ilişkimiz olmadı ama ütopyalarımızın yarattığı bir cennet adamız her zaman oldu ve oralara bütün yolculukları sevdiğimiz yazarların sözcüklerine tutunarak yaptık. Gerçek hayat bize hiçbir zaman yetmedi, onu yaşamaya zorlandıysak bile. Bütün hayatı boyunca edebiyatla bir okur olarak ilişkisini kesmemiş olanların yaşadıkları hayatla yetinebileceğini düşünemem."
"Mal birkaç kişinin elinde birikti mi, koparılıp alınır. Bir de onun gölgesinde duran ikinci gerçek: Halkın çoğu aç ve çıplaksa, ihtiyaç duydukları şeyleri zorla alırlar. Sonra bir de, tarihin her sayfasından avaz avaz haykıran bir gerçek: Baskı ancak baskı altındakilerin güçlenmesine ve birleşmesine yarar. Ama büyük mal sahipleri tarihin bu üç çığlığına hiç aldırış etmiyorlar."