"Babam ve Schrödinger'in kedisiyle ilgili kıyaslamamın çok akıllıca olduğunu fark ediyorum birden. Yine akıllı olmaya çalıştım. Kendi kendimeyken bile, akıllı olmamaya karar vermişken bile akıllıyım. Bu bir hastalık."
"Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar."
Ayfer Tunç'un bu kitabını okurken, hikâyenin "Hüseynik" türküsünden çıkıp geldiğini hissettim sürekli ama aslında başka türküye ne hacet? Çünkü Tunç, tam bir müzik kutusu icra etmiş. Birçok sanat müziği eseri ile tanıştırıyor bizi. Kitabı okurken, kitapta geçen eserlerden bir çalma listesi oluşturmanızı tavsiye ederim. Tabii siz de okuduğu kitapla bütünleşen, paralel giden bir ruhla okuyanlardan iseniz... Bu her zaman iyi bir şey mi, sanmam. Çünkü ne kadar paralel götürürseniz, Aziz Bey'in durumuna bir o kadar içerlersiniz. Şöyle de bir not ekleyeyim: kitabı bitirdiğinizde en başa dönüp ilk 1-2 sayfayı tekrar okumak istiyorsunuz. Nedenini size bırakıyorum.