Varoluşsal boşluk kendini en belirgin olarak bir can sıkıntısı halinde gösterir artık. Schopenhauer’un insanın acı ve can sıkıntısı uçları arasında sonsuz bir gidiş gelişe mahkum olduğunu söylerken ne kast
ettiğini anlayabiliriz.
İnsanın hayatını yaşamaya değer olup olmadığına ilişkin kaygıları ve hatta umutsuzluğu varoluşsal bir sıkıntı olmakla birlikte bir akıl hastalığı değildir.
Hayat, nihai olarak sorunlara yönelik doğru cevaplar bulmak ve her bireyin sürekli karşısına çıkardığı görevleri tamamlamaktır.
Bu görevler, dolayısıyla hayatın anlamı da kişiden kişiye ve zamandan zamana değişir. Bu yüzden de hayatın anlamını genel olarak tanımlamak imkansızdır.