“Ben bazı pek ilerde yaşarım bazı pek geride. Şimdi ilk defa bu zamanlarda,bugünü yaşamanın zevkini tadıyorum. Ötekilerde mutlaka keder oluyordu. Geç kalmakla,erken gelmiş olmanın kederi. Bugünü yaşamaktaysa pek keder yok. “
İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.
‘Dedem ezeli rakibimiz Rusya’nın nasıl olup da bu kadar ilerlediğini görmek için eniştesini Rusya’ya göndermişti. Halil Paşa Rusya dönüşü padişaha bir rapor sunmuştu ve en büyük farkın kadın meselesinde olduğunu açıkça anlatmıştı. Avrupa’da Rusya’da kadın bir kıymettir ve hayatın içindedir. Erkeklerle birlikte milleti oluşturuyorlar. Bizde ise kadın kafes arkasındadır. Yani biz yarım bir nüfusa sahibiz,önce bunu halletmemiz lazımdır,diyordu.’