Ruslar neden yürüyorlar Berline

Ruslar neden yürüyorlar Berline
@Sedefcim
Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir. instagram:@kolektifpsiko
psikolojik danışman
Lisans
Gaziantep
21 Ekim 2002
244 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
BDT'nin temel hedeflerinden biri, insanların tüm hayatları bo­yunca zor durumlarla, sıkıntı duygularıyla ve sorun yaratan dü­şünce ve davranışlarla daha iyi başedebilmeleri için kullanabile­cekleri yetenekler öğrenmelerine yardım etmektir. Bizim klinik deneyimimizde, biz danışanlarımıza kendi kendilerinin terapisti olmayı öğreneceklerini söylüyoruz. Çünkü, bir BDT terapistinin görevlerinden birisi insanların, yararı olmayacak düşünce ve dav­ranış modellerini fark etmelerine ve daha sonra bu modelleri sı­kıntıyı azaltacak şekilde değiştirmelerine yardımcı olmaktır. O halde, kendi kendinin terapisti olmayı öğrenmek, sorunu ta­nımlayabilmek ve etkili, sağlıklı bir şekilde harekete geçmektir. Bu noktaya gelene kadar, BDT size bir alet kutusu dolusu yetenek inşa etmeye çalışır. Amaç, verilen iş için hangi aletin uygun oldu­ğunu öğrenmek ve gerektiğinde kullanabilmek için her aletin nasıl çalıştığına hakim olmaktır.
Sayfa 62·Kitabı okudu
1K
Reklam
Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Ölümün, yaşarken hüküm sürmesi insanda.
Alıntı
ben seni sevmek istiyorum, diyecektin, diyemedin. Güzellik tanrının değil, insanın insana bağışıdır, diyemedin. Yalnızlık taşa çevirir yüreği, diyemedin. İnsan sevmezse dünya bir yaşama cezasından başka nedir ki, diyemedin. Her vazgeçişte gövdemiz biraz daha uzaklaşır bizden, diyemedin. İnsan bütün acılardan sadece bir sevgi sözüyle döner dünyaya, diyemedin
1K
Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz... bir kırıcı gülüş yetiyor kapanman için. Saygısız ses, kibirli gövde, tüküren gözler... kalabalık, tanrısından büyük! İskeletine kadar çekiliyorsun. Birisine bir söz söyleyeceksin; sessizlik boğucu; şu uzun ayrılığa bir özür, bir sitem... kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. incinme değil bu, insana olan inancını yitirme!' Yaranı evde bırakıp çıkıyorsun sokağa. Öyle acıklı bir uzaklık ki, şikâyetin sularını çoktan geçtin. Hiçbir şeye öfke duymuyorsun. İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım. İhtiraslarının külü insan. İnanmıyorsun artık. Anlamamak değil, inanmıyorsun! Can sıkıntısı değil
Edebiyat
Herkesler geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu.
Sayfa 1·Kitabı okudu
1000Kitap