BDT'nin temel hedeflerinden biri, insanların tüm hayatları boyunca zor durumlarla, sıkıntı duygularıyla ve sorun yaratan düşünce ve davranışlarla daha iyi başedebilmeleri için kullanabilecekleri yetenekler öğrenmelerine yardım etmektir. Bizim klinik deneyimimizde, biz
danışanlarımıza kendi kendilerinin terapisti olmayı öğreneceklerini söylüyoruz. Çünkü, bir BDT terapistinin görevlerinden birisi insanların, yararı olmayacak düşünce ve davranış modellerini fark etmelerine ve daha sonra bu modelleri sıkıntıyı azaltacak şekilde değiştirmelerine yardımcı olmaktır. O halde, kendi kendinin terapisti olmayı öğrenmek, sorunu tanımlayabilmek ve etkili, sağlıklı bir şekilde harekete geçmektir.
Bu noktaya gelene kadar, BDT size bir alet kutusu dolusu yetenek inşa etmeye çalışır. Amaç, verilen iş için hangi aletin uygun olduğunu öğrenmek ve gerektiğinde kullanabilmek için her aletin nasıl çalıştığına hakim olmaktır.
ben seni sevmek istiyorum, diyecektin, diyemedin.
Güzellik tanrının değil, insanın insana bağışıdır, diyemedin.
Yalnızlık taşa çevirir yüreği, diyemedin. İnsan sevmezse dünya bir yaşama cezasından başka nedir ki, diyemedin. Her vazgeçişte gövdemiz biraz daha uzaklaşır bizden, diyemedin. İnsan bütün acılardan sadece bir sevgi sözüyle döner dünyaya,
diyemedin
Durup dururken inciniyorsun. Kötü söz gerekmiyor bunun için. Sana söylenmesi de gerekmiyor sözün. Tam kirpiklerinin ucunda bir yarım ay, dudaklarında bir boyalı söz...
bir kırıcı gülüş yetiyor kapanman için. Saygısız ses, kibirli
gövde, tüküren gözler... kalabalık, tanrısından büyük! İskeletine kadar çekiliyorsun. Birisine bir söz söyleyeceksin; sessizlik boğucu; şu uzun ayrılığa bir özür, bir sitem... kırk cümle
kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. incinme değil bu,
insana olan inancını yitirme!' Yaranı evde bırakıp çıkıyorsun
sokağa. Öyle acıklı bir uzaklık ki, şikâyetin sularını çoktan
geçtin. Hiçbir şeye öfke duymuyorsun. İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım. İhtiraslarının külü
insan. İnanmıyorsun artık. Anlamamak değil, inanmıyorsun!
Can sıkıntısı değil