"Eski ve yeni pek çok sistemde izlerine rastlanabilen
eski bir öğretiye göre, insan için mümkün olabilen tam
gelişmeye ulaşmış bir insan, kelimenin tam anlamıyla
insan, dört bedenden oluşmuştur. Bu dört beden, gittikçe
daha ve daha inceleşen, karşılıklı olarak birbirlerine girişimleri bulunan, birbirleriyle belirli bir ilişki içerisinde
olup, bağımsız hareket edebilen dört bağımsız organizmayı meydana getiren maddelerden oluşmuştur."
"Dört bedenin mevcut olabilmesinin nedeni; insan
organizmasının belli koşullar altında, onda, şuur faaliyetleri için fizik bedenden daha elverişli ve uyumlu bir araç
oluşturan yeni, bağımsız bir organizmanın gelişebileceği
karmaşık bir yapıya sahip olmasıdır. Bu yeni bedende
ortaya çıkan şuur, onu yönetecek yeteneğe sahiptir; aynı
zamanda, fizik beden üzerinde tam bir hakimiyet ve kontrolü vardır. Bu ikinci bedende, belli koşullar altında yine kendi özellikleri bulunan üçüncü bir beden gelişebilir."
"Bu dört beden, farklı öğretilerde çeşitli şekillerde tarif
edilmiştir."
"Birincisi fizik bedendir. Hristiyan terminolojisinde buna 'karnal' beden denir. İkincisi, yine aynı terminolojide 'doğal' beden adı alır. Üçüncüsü 'ruhsal' bedendir. Dördüncüsü ise, ezoterik Hristiyanlığın terminolojisinde
'ilahi' beden diye anılır.
Teozofik terminolojide birincisine 'fizik' beden, İkincisine 'astral' beden, üçüncüsüne 'mantar beden, dördüncüsüne ise 'nedensel-kozal' beden denir.(Bu beden, davranışlarının nedenlerini kendi içinde taşır. Dış etkilerden bağımsız olup irade bedenidir.)
"Bazı Doğu öğretilerinin terminolojisinde birinci beden 'araba' (beden),
ikinci beden 'at' (duygu ve arzular),
üçüncü beden 'sürücü' (akıl),
dördüncü beden ise 'efendi'dir. (ben, şuur, irade)