E. Sedrettin Hintbahar

E. Sedrettin Hintbahar
@Sedrettin
Emekli
İzmir Buca Eğitim Enstitüsü -Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü - 2. sınıf terk /1980. ( Bölümünü beğenmemekten değil; aksine çok seviyor olmasına rağmen, maddi koşulların dayatması nedeniyle bir terk ediş.) AÖF lisans
İzmir
35 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
11 EYLÜL'ÜN YIL DÖNÜMÜNDE
Yıkıcı Küresellik, Şiddet ve Öfke Coğrafyası E. Fuat Keyman *************************************************************************** 11 Eylül 2001 günü Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Pentagon’a çakılan uçaklar, Amerika’ya ve onun temsil ettiği neoliberal-yıkıcı küreselleşmeye karşı yapılmış insanlık dışı bir terör eylemiydi. Eylem kendisini küresel kapitalizmin dünyanın büyük bir kısmında yarattığı açlık, fakirlik, siyasi işgal, eşitsizlik gibi sorunlara karşı yapılmış bir eylem olarak meşrulaştırma gayretindeydi. Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkıcı küreselleşmeyi, Pentagon’un da işgalci küresel güvenlik olgusunu simgelemeleri, 11 Eylül terörizminin küreselleşmeye ve kozmopolitan modernliğe karşı bir mesaj içerdiğini ilk bakışta bize gösteriyor. Fakat, 11 Eylül’ün etkisi sonuçları açısından, belki de eylemi hazırlayanların düşündüğünden çok daha güçlü oldu. 11 Eylül uluslararası ilişkilerde devlet-merkezci siyasetin yeniden canlanmasına yol açtı; terörizme karşı savaş askeri düzeyi hukuki düzeyin önüne getirdi; medeniyetler arası çatışma tezinin yeniden popülerleşmesine ve dünya siyasetinin merkezine yerleşmesine neden oldu; demokrasinin küreselleşmesinden konuşulan geç-modern dünyada siyasetin dost-düşman eksenine indirgenme sürecini başlattı; risk, güvensizlik, belirsizlik duygularının yaşamın her alanında hissedilmesine neden oldu; güvenlik adına özgürlüklerimizden ve adalet duygularımızdan vazgeçmemizi isteyen yeni bir 'küresel risk toplumu'nun yaratılma sürecine çok ciddi bir katkıda bulundu. Bu anlamda da, 11 Eylül terör eyleminden bugüne uluslararası ilişkilerde yaşanan değişim ve dönüşümleri göz önüne aldığımız zaman görüyoruz ki, bir terör eyleminin sonuçları da kendisi kadar vahim olabiliyor. 11 Eylül’ü sadece bir terör eylemi olarak değil, daha da önemli
Hayat
Reklam
Mağdur olmayanlar da mağdurların öfkesini duymadıkça adalet yerini bulamaz. Benjamin Franklin
BERTRAND RUSSELL “Günümüzde dünyanın sorunlarının temel sebebi, aptalların kendilerinden fazlasıyla eminken, zekilerin şüpheyle dolu olmasıdır.”
Felsefe-Düşünce
(72) Kendine ait olanla, kendine ait olmayan nasıl ayırt edilir? Kendine ait olan şeyler kaybolabilir, değiştirilebilir, yapay vasıtalarla sizden uzaklaştırılabilir. Yani bilim, felsefe, sanat, politikadan gelen şeyler; gene aynı şekilde bilim, felsefe, sanat, politika yoluyla değiştirilebilir. Bir kültür, bir başka kültürü ortadan kaldırabilir. Fakat bütün bunlara rağmen sizde değişmeyen bir şey kalıyor. İşte o sizin "öz"ünüzdür. Kendinize ait şeyler kaybolmaz. "Öz"ünüze ait şeyleri hiç kimse değiştiremez. Ona ait olanlar, hiçbir suni vasıta ile uzaklaştırılamaz. Gerçekten dış görünüş itibariyle öyle kültürlü, öyle entelektüel insanlar vardır ki, onların "öz"ü ancak beş ya da on yaşında kalmıştır. "Öz" küçücük kalmıştır, ama onun üzerine suni olarak felsefe, sanat, politika vs. yeni bir biçim vermiştir; o varlığın ışığı böylece örtülmüş, kararmıştır.
Sayfa 487 - Ruh ve Madde Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
(Alıntı; konu akışının dışında, kitap sonundaki dip notlardan yapılmıştır.) ************************************************************************* (56) "Bazı insanlar çok çeşitli yaşlarda bu hayatlarında öğrenmedikleri bilgileri verirler. Çünkü o varlık dünyaya hazır vaziyette, enjekte halde gelmiştir . Her şeyi ile doğmuş ve o bilgilerin içten dışa, beynine kaydedilmesi için bir dünya süresi geçmiştir. Kaydedilme prosesi bitince, yedi yaşında anlatmaya başlar. Bu iş bazılarında on dokuz, bazılarında elli beş yaşında başlar. Bu iş akılla olmaz, çünkü akılda böyle enformasyon yoktur. Akıl, aldığı bilgiyi senteze bağlayan bir sistemdir. O halde geçmiş hayatlarda edinilmiş olan ve bu hayatta ortaya çıkan bilgiler ve vazifeler söz konusudur."
Sayfa 476 - Ruh ve Madde Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce