E. Sedrettin Hintbahar

E. Sedrettin Hintbahar
@Sedrettin
Emekli
İzmir Buca Eğitim Enstitüsü -Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü - 2. sınıf terk /1980. ( Bölümünü beğenmemekten değil; aksine çok seviyor olmasına rağmen, maddi koşulların dayatması nedeniyle bir terk ediş.) AÖF lisans
İzmir
35 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Eğer insanlar sadece cezalandırılmaktan korktukları ya da ödüllendirileceğini umut ettikleri için iyi kalpli iseler, o zaman vay insanlığın haline!” Albert Einstein
Felsefe-Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
DÖNÜŞ Aralanmayacaktı perdeler öyle, Kar, örtemeyecekti izleri Usulca bırakacaktım gözlerine En güzel, en hırçın denizleri. Bir senin içindi bu yakarışlar, Bu özlemler, duyabildiğin kadar... Uykusuz gözlerin akşamlarda, Söyle, ne var? İstemem demiştin, artık istemem: Duymak nerde seni, yaşamak nerde? Adımların bir sevdayı sürükler Eski türkülerde... Açtım kapıları ardına kadar, Gökyüzüne uzattım ellerimi, Yıldızların parladığı bir akşam Yine geleceksin, öyle değil mi? Feyzi HALICI
Şiir
AÇIK Biz hep açık konuştuk. Gökyüzünden maviydi sözlerimiz. Sığ bataklarda değildik. Kuşlar gibiydik, uçarıydık. Gözlerimizde Şavkıyan parıltılar gibiydik. Biz; iyiye iyi, güzele güzel dedik. Masallardan çekerdik mısraları, tülbent gibi. Yalnız, şiirlerde yalan söylerdik. Umutlarımızda, hayallerimizde yalancı değildik. Biz, buğday tarlalarında buğday, Ağu yeşili bahçelerde ot, Trenlerde düdük sesiydik. Yıldızlara çobandık, değirmenlere su. Bozkırlara bulut gölgesiydik. Seller akıp gitti, biz kaldık. Bulutlar uçtu gökyüzünden. Rüzgarlar darmadağın etti. Ne bahçesinden hayır var, ne güzünden. ( Güz: sonbahar) Akıl da bulutlar gibi koyup gitti. ( Bırakıp gitti ) Nerden bilirdik çalışmaktan Yorulacağını sevgililerin. Yaşamanın güzelliği kadar Hoyratlığını, bezginliğini. Biz kaldık, çekip gitti bahar.
Şiir
11 EYLÜL'ÜN YIL DÖNÜMÜNDE
Yıkıcı Küresellik, Şiddet ve Öfke Coğrafyası E. Fuat Keyman *************************************************************************** 11 Eylül 2001 günü Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Pentagon’a çakılan uçaklar, Amerika’ya ve onun temsil ettiği neoliberal-yıkıcı küreselleşmeye karşı yapılmış insanlık dışı bir terör eylemiydi. Eylem kendisini küresel kapitalizmin dünyanın büyük bir kısmında yarattığı açlık, fakirlik, siyasi işgal, eşitsizlik gibi sorunlara karşı yapılmış bir eylem olarak meşrulaştırma gayretindeydi. Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkıcı küreselleşmeyi, Pentagon’un da işgalci küresel güvenlik olgusunu simgelemeleri, 11 Eylül terörizminin küreselleşmeye ve kozmopolitan modernliğe karşı bir mesaj içerdiğini ilk bakışta bize gösteriyor. Fakat, 11 Eylül’ün etkisi sonuçları açısından, belki de eylemi hazırlayanların düşündüğünden çok daha güçlü oldu. 11 Eylül uluslararası ilişkilerde devlet-merkezci siyasetin yeniden canlanmasına yol açtı; terörizme karşı savaş askeri düzeyi hukuki düzeyin önüne getirdi; medeniyetler arası çatışma tezinin yeniden popülerleşmesine ve dünya siyasetinin merkezine yerleşmesine neden oldu; demokrasinin küreselleşmesinden konuşulan geç-modern dünyada siyasetin dost-düşman eksenine indirgenme sürecini başlattı; risk, güvensizlik, belirsizlik duygularının yaşamın her alanında hissedilmesine neden oldu; güvenlik adına özgürlüklerimizden ve adalet duygularımızdan vazgeçmemizi isteyen yeni bir 'küresel risk toplumu'nun yaratılma sürecine çok ciddi bir katkıda bulundu. Bu anlamda da, 11 Eylül terör eyleminden bugüne uluslararası ilişkilerde yaşanan değişim ve dönüşümleri göz önüne aldığımız zaman görüyoruz ki, bir terör eyleminin sonuçları da kendisi kadar vahim olabiliyor. 11 Eylül’ü sadece bir terör eylemi olarak değil, daha da önemli
Hayat
Mağdur olmayanlar da mağdurların öfkesini duymadıkça adalet yerini bulamaz. Benjamin Franklin