E. Sedrettin Hintbahar

E. Sedrettin Hintbahar
@Sedrettin
Emekli
İzmir Buca Eğitim Enstitüsü -Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü - 2. sınıf terk /1980. ( Bölümünü beğenmemekten değil; aksine çok seviyor olmasına rağmen, maddi koşulların dayatması nedeniyle bir terk ediş.) AÖF lisans
İzmir
35 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Geçen de birisi anlatıyordu. Bir şey olmuş işte"
Puan vermedi·76 syf.··
2021 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2021 11:52
Kitabı okumaya başlamadan önce kıtabın isminin "Tek Kanatlı Kuş" olması sebebiyle kitap ile ilgili bir sürü tahminlerde bulundum. İlk tahminim; şayet benzetme yapmıyorsa gerçekten hikaye yaralı bulunan bir kuşun çevresinde geçen olay örgüsü, İkinci tahminim; şayet mecazi ise tek kanatlı kuşların hiç bir zaman uçamayacagi için insan üzerinden kişileştirme yaptığını varsayarak yaralı bir insanın dramından bahsediyor. Bunun gibi birden çok tahminim tutmadı. Romanı okuyunca anladım ki ismi Tek Kanatlı Bir Kuş olmasının sebebi romanda anlatılmaya çalışılan belirsizlik ve yoksunluklar için kullanılmış bir metafor. Yani "Ülkemizde yaşanan pek çok olayın anlamsızlığına, belirsizliğine ve çözümsüzlüğüne ayna tutmuş kitapta Yaşar Kemal" Olaylar bir trende başlıyor Anadolu’nun Yokuşlu kasabasına tayini çıkan posta müdürü Remzi Bey ve bir gözü sarı bir gözü mavi kedisini peşi sıra her yere sürükleyen eşi Melek Hanım günler süren çileli bir tren yolculuğunun sonunda gidecekleri yerin yakınlarında bir yerde inerler. Lakin karşılarına çıkan herkesin suratı beş karıştır, vakit varken geri dönmelerini söyler hepsi. Halkı Yokuşlu’yu çoktan terk etmiştir ve sebebini bilen yoktur. Bildikleri, daha doğrusu bildiklerini iddia ettikleri tek şey evleri, binaları, çarşısı artık bomboş olan bu kasabanın tekinsiz, uğursuz bir yer olduğudur. Neden? Belli değil. Şimdiye kadar 50' den fazla inceleme yaptım ve incelemelerimi okuyan arkadaşlar farkedecekler ki, kitabı okurken anlatılan olaylar değil de, olaylarin ışığında bize bahşedilen konuyu biraz araştırarak anlatmaya çalıştım. Yine bu şekilde ilerleyeceğim. Romani okurken farkettigim anahtar kelimeler var; Korku, Kaygı, Belirsizlik ve Bilinmezlik. Yaşar Kemal' den ilk kez okuduğum ve yazarın da son eseri olan bu kısa romanın konusunu
Tek Kanatlı Bir KuşYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201911,2bin okunma
E. Sedrettin Hintbahar
Bu tür yorumları okuduğumda aklıma ilk gelen şeylerden biri 'uzak-yakın; ama, bir şekilde gelecekte kitap yazma potansiyeline sahip, edebi bir üslupla ve oldukça derli toplu bir şekilde düşüncelerini dile getiren iyi bir okur'. Bu güzel inceleme için teşekkürler!
Reklam
........................................................................................... "Sadece haksızlığı ya da başkalarının kendilerine yeter derecede değer vermedikleri durumları değil, örneğin havayı kaale alabilen insanlar da mevcuttur. Bu gülünç gözükebilir ama gerçektir. İnsanlar; iklimi, sıcağı, soğuğu, karı, yağmuru kaale alabilirler; havadan rahatsız olabilir, ona kızgınlık ve öfke gösterebilirler. İnsan, sanki dünyada mevcut her şey, ona zevk vermek veya aksine rahatsızlık ya da tatsızlık yaratmak için özellikle hazırlanmış gibi her şeyi böylesine kişisel bir biçimde ele alabilir." "Bütün bunlar ve diğer birçok şey, sadece birer eş koşma biçimidir. Böyle kaale almalar, bütünüyle 'ihtiyaçlara' dayanmaktadır. İnsan, kendisinin ne kadar dikkate değer olduğunu başkalarının görmesine, onların kendisine, zekasından, güzelliğinden, kurnazlığından, akıllılığından, soğukkanlılığından, orijinal oluşundan ve diğer niteliklerinden ötürü duydukları saygıyı, itibarı ve hayranlığı sürekli olarak ifade etmelerine içinden 'ihtiyaç' duyar. İhtiyaçlar ise, pek sık olarak mütevazı görünümlü kimseler arasında olduğu gibi, insanların kendileri hakkındaki fantastik bir sanıya dayanmaktadır. Örneğin: muhtelif yazarlar, aktörler, müzisyenler, sanatkarlar ve politikacılar hemen hemen istisnasız olarak hasta insanlardır. Ve neden dolayı ıstırap çekmektedirler? Öncelikle kendileri hakkında besledikleri olağanüstü kanaatten, sonra ihtiyaçlardan ve sonra kaale almaktan, yani anlayış ve beğeni görmedikleri takdirde cephe almaya önceden hazırlıklı bulunmaktan."
Sayfa 184 - Ruh ve Madde Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
E. Sedrettin Hintbahar
Bu tarz yorumlarınız, sizin ne kadar tevazu sahibi olduğunuzu gösteriyor; ancak, nasıl ki 'el elden üstündür' deniliyor, onun gibi düşünce ve zihin dünyası da -yaşa bakmadan- birbirinden üstün olabilir. Bu nedenle, her sözün üstüne söylenebilecek söz olabilir; bu olduğu takdirde ben de kendime alabileceğim dersler bulabilirim bunların içinden. O konuda kendinizi bu şekilde sınırlamayın. Sevgiler!
........................................................................................... "Sadece haksızlığı ya da başkalarının kendilerine yeter derecede değer vermedikleri durumları değil, örneğin havayı kaale alabilen insanlar da mevcuttur. Bu gülünç gözükebilir ama gerçektir. İnsanlar; iklimi, sıcağı, soğuğu, karı, yağmuru kaale alabilirler; havadan rahatsız olabilir, ona kızgınlık ve öfke gösterebilirler. İnsan, sanki dünyada mevcut her şey, ona zevk vermek veya aksine rahatsızlık ya da tatsızlık yaratmak için özellikle hazırlanmış gibi her şeyi böylesine kişisel bir biçimde ele alabilir." "Bütün bunlar ve diğer birçok şey, sadece birer eş koşma biçimidir. Böyle kaale almalar, bütünüyle 'ihtiyaçlara' dayanmaktadır. İnsan, kendisinin ne kadar dikkate değer olduğunu başkalarının görmesine, onların kendisine, zekasından, güzelliğinden, kurnazlığından, akıllılığından, soğukkanlılığından, orijinal oluşundan ve diğer niteliklerinden ötürü duydukları saygıyı, itibarı ve hayranlığı sürekli olarak ifade etmelerine içinden 'ihtiyaç' duyar. İhtiyaçlar ise, pek sık olarak mütevazı görünümlü kimseler arasında olduğu gibi, insanların kendileri hakkındaki fantastik bir sanıya dayanmaktadır. Örneğin: muhtelif yazarlar, aktörler, müzisyenler, sanatkarlar ve politikacılar hemen hemen istisnasız olarak hasta insanlardır. Ve neden dolayı ıstırap çekmektedirler? Öncelikle kendileri hakkında besledikleri olağanüstü kanaatten, sonra ihtiyaçlardan ve sonra kaale almaktan, yani anlayış ve beğeni görmedikleri takdirde cephe almaya önceden hazırlıklı bulunmaktan."
Sayfa 184 - Ruh ve Madde Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
E. Sedrettin Hintbahar
Tamamen katılıyorum; sıradanlığın tanımı da, insanın nereden baktığına, hayat deneyimine, inanç veya düşünce iklimine göre birçok şekilde yapılabilir herhalde.
Puan vermedi·96 syf.··
2021 53. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2021 20:56
Etrafımda bu kitabı okuyan kim varsa şöyle bitirdi: “Bu neydi ya?!” Şimdi hepsini anlıyorum. Ve işin esas güzel tarafı şu: bizi bu ünlemli soru işaretiyle baş başa bırakan yalnızca bir sürpriz son değil ve fakat hikâyenin tamamına hakim olan o tuhaf atmosfer. Zira o atmosfer, kitabı elinizde tuttuğunuz sürece sizi de bir bulut gibi içine alıyor ve gerçek hayatla bağınızı en az Lise’nin gevşek bağları kadar zayıflatıyor. *** Bu kitap asıl neye benziyor biliyor musunuz? Bir rüyaya. Garip bir rüya bu. Sıkıntılı gibi. Sizi biri yatağınızın başında seyrediyor olsa huzursuzca kıpırdandığınızı görürdü. Öyle bir rüya. Ama bir yandan da merak ettiriyor namussuz. Şimdi ne olacak diye diye kendinizi çimdiklemeyi erteliyorsunuz. Ve her rüyada olduğu gibi, hiçbir şey mantık çerçevesine oturmuyor. O kadar mantıksız ki, mantığın kendisini büküyor ve artık mantıklı gelmeye başlıyor. *** Ben bu hissi sadece bir hikâyede daha deneyimledim: I Am Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum). Hem filmi hem kitabı, muhatabını benzer bir huzursuz rüyanın içine vakumluyordu. Kendinizi dürtmek işe yaramayınca ekranın/kitabın içine atlayıverip karakterleri dürtesiniz geliyordu. Tıpkı orada olduğu gibi burada da yazar bitti diyene kadar bitmiyor, uyanamıyoruz. Zaten uyanıp ne yapacağız Allah aşkınıza, mantık çerçevesinde cereyan eden gerçek hayat kimi zaman bu sürükleyici karabasanlar kadar bile mantıklı gelmiyor. *** Demem o ki, çıkın şu yolculuğa Lise ile. Belki uçakta önüne arkasına yanına çaprazına denklersiniz de bu rüyada size de bir rol düşer. *** Sevgiler efendim!
Sürücü KoltuğuMuriel Spark · Siren Yayınları · 20181,341 okunma
E. Sedrettin Hintbahar
İncelemeniz bile, sanki güzel bir kitaptan yapılmış alıntı gibi... Böyle inceleme yapan çok sayıda değerli genç okur görüyorum ve (bilmiyorum şimdiye dek çoktan gerçekleştirmişsinizdir belki) yakın gelecekte kitap yazacak yeteneklerle karşı karşıya kalmış gibi hissediyorum. Teşekkür ederim güzel incelemeniz için. Saygı ve selamlar!