“Yahya Hayhay’ı konuşmak mı yoruyor, nezaket mi, izahta bulunmak mı? Muhtemelen hepsi. Başında bir bungunluk bulutu gezdiriyor çoğu zaman. Eşref saatine denk gelirseniz, dünyanın en şakrak, matrak insanına dönüşür, o ayrı.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnternetin icadı ve sosyal medyadan ötürü, tarihte bir ilk yaşandı: Aptallık aktive oldu. Günümüze dek cahil, budala ve nobran kimseler ‘büyüklerimiz bilir, kitapta yazıyormuş,haberlerde izledim..’ filan derlerdi. Şimdi, dijital çağda,sosyal medya marifetiyle aptallar yayın yapmaktalar. Hayatlarını mesuliyet bilinciyle yaşamadıkları değersizlik duygularını pratik biçimde bastırmaya eğimli oldukları için de parlak(!) fikirlerini uluorta söylüyor,yayıyorlar. Birbirlerini bulup gruplaşıyor, kümeleniyor, çoğalıyorlar. Cahil cesaretiyle başlayan bu süreç, yobaz özgüveniyle taçlanıyor. Sayılarının çokluğu,denyoların haklılık duygusunu pekiştiriyor. Aktif aptallık böylece dominant hale geliyor. Bir zırva, milyonlarca insan tarafından benimsenip tekrarlanınca, onun iyi, doğru ve güzel olduğu kesinlik(!) kazanıyor. Youtube’da 12 milyon kez tıklanmış bir Mozart senfonisinin altındaki 76 bin ‘dislike’ aptallığın gür çığlığının kayıtlı yankısı.”