“İnsan sözcüklere dökünce herhalde fazlasıyla basitleştirmiş oluyor. Fakat makul çizgide, mantıklı bir açıklama getiremem. Nihayetinde bu sezgisel bir yargı.”
Kendiliğinden oraya girmiş, kilidi içeriden kapatmış, anahtarını ise kendisi parmaklıkların dışına fırlatıp atmıştı. Dahası, onun oraya kapalı olduğunu, bu dünyada bilen tek bir kişi bile yoktu. Elbette çıkıp gitmeye karar verecek olsa çıkıp gitmesi için bu yeterliydi.
Aslında geçen zamanın algılanmasında zor olan, ilk adımı atmaktır. Önce bunca zaman geçtiğini kavramak müthiş zor gelir insana, sonra da daha fazla zaman geçmediğine şaşırırız.