Aç
- Başımda yokluk denen rüzgar uğuldamakta,
Kireçli bir toprağa dikilen bir ağacım.
Boy atarken yabani otlar aynı toprakta
Benim köküm kurudu, yandı... Susuzum, açım!
- Bir kavmi uykusundan uyandırır bu haller,
Doğar aç midelerden nur topu ihtilaller:
Bir diyarda almazsa herkes irfan hakkını
Her çekilen hançerin boş kalacaktır kını...
Kahpe
- Her yolcuya açıktır vücudumun her yanı,
Dinç atları sulayan mermer yalaklar gibi.
Ben suya kandırırken göğsümde soluyanı
Bağrımı çatlatıyor susuzluk, en garibi...
- Ey kirpiği sürmeli, gözü tahrirli Fatma,
Göğsünde yaşayanı yüreğinde yaşatma!
Benim içim şenlenir sen derdini eştikçe,
Güzelleşir gözümde kadın kahpeleştikçe.
Âşık
- Dizlerime basınca titreyen ellerimi
Yerimde ancak bir an için doğruluyorum.
Veremin pençesiyle gençlik emellerimi
Üstüme bir taş gibi dikilmiş buluyorum.
- Hâlâ o eski dert mi? Ya çılgınsın, ya deli!
Göynündeki kadını değiştirmeli.