Tüm kurguların, yani doğal olanın sonradan yorumlanmasının ve bir kültür hâlini alarak; doğal ve asıl olanın yerine geçmeye yüz tutmasının sorgulandığı bir eser. Her şeydeki doğallığın yerini kurgusuna bırakmaya yüz tutması gibi, anarşizmin de asıl anarşizm kavramından nasıl farklılaştırıldığını eleştiriyor. Anarşizme yeni bir tanım getirmek ya da onun esas hâline odaklanıp, bu şekilde yaşamını sürdürmekte olduğunu iddia eden bir banker. İlginç şekilde onun anarşist tanımı Ayn Rand'ın kapitalizmini anımsattı bana. Mücadelesi sırasında oluşan düşünceleri ise Mevlana'nın "Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum." sözünü hatırllattı, sıklıkla. İlginç bir anarşizim yaklaşımı. Belli bir miktar da olsa sisteme teslim olmuş gibi gelse de, bu miktar kaçınılmaz sanıyorum. Sistemi devam ettirmek, yeni bir sistem kurup kendi tiranlığını kurmaktansa; mutlak özgürlük yolunda bazı şeylerle yüzleşmek, mücadele etmek ve yer yer teslim olmak. İdeali ve mutlak özgürlüğü arasak da kusursuz bir şey mümkün değil, öyle zannediyorum. Hele bu kadar uzun süreli bir insan medeniyetleşmesi; kurgu ile doğal arasındaki çizgiyi, kısıtlı bakış açımızda nerdeyse ortadan kaldırmışken...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başka seçeneğim kalmayınca mecburen doğrudan eylemi seçmek, yani gayretimi yaşama, gerçek yaşama aktarmak zorunda kaldım. Asıl mesele zekâ değil eylemdi. Pekâlâ. Öyle olsundu.
Özgürlük istiyorlardı, yeter ki başkaları tarafından hazırlayıp kendilerine sunulsun, kralların dağıttığı payeler gibi bahşediliversin! Hemen hepsi böyle tiplerdi, bir sürü dalkavuk!