Sanat ve sanatçı üzerine güzel bir inceleme. Sanatın asli amacının, oluş sebebinin ve tözünün ne olduğunu irdeliyor Camus. Sanat yalnızca sanat için olacak kadar sahte ya da yalnızca toplum için olacak kadar sığ bir şey değildir. Sanat üreticisi, sanat eserini yaşamı daha iyi kavramak için, bu kavrayışı paylaşabilmek için üretir; dolayısıyla sanat bir kavrama yöntemidir. Bir sanatçı, ne tamamen gerçeklikten kopmalı, ne de tamamen gerçeklik dediğimiz şeye biat etmelidir. Bu ikisini arasındaki dengeyi, estetik bir şekilde kurmak bir eseri sanat eserine çevirecek olan şeydir. Bunlar katı tanımlar gibi görünse de tanımlamak için biraz katılaşmak ve kuralcı olmak gerektiği kanısındayım. Camus de bana katılıyor olacak ki, "Özgür sanatçı, büyük zorluklarla kendi düzenini yaratan kişidir. Düzenlemek zorunda olduğu şey zincirlerinden ne kadar kopmuş olursa, kuralları da bir o kadar katı, özgürlüğü de bir o kadar benimsenmiş olur. " demiş kitabın içerisinde. Sanat eseri yaşamla ilişkilenmelidir, dolayısıyla toplum ve kültürle de ilişkilenmelidir fakat bunları kendine bir pranga haline getirmeden, bunları zenginleştirerek, hayal gücüyle ve estetik kaygılarla harmanlayarak birer tasarım girdisi haline getirmelidir. Eser, sanatçıyı yalnızca tatmin etmekte değil, onun yaşamı kavrayışında da söz sahibi olmalıdır ve bununla birlikte her eser, sanatçının hislerini aktarmak için kullandığı bir araca dönüşebilmelidir. Bu aktarım sayesinde toplumda da hem bir estetik tatmin, hem yeni bir kavrayış, hem de sanatçıyla bir hemhal olma durumu yaratmalıdır. Sanatçıyı ve eseri bilinir kılan, popüleştiren etkiler de bunlar olmalıdır. Günümüzde ise tıpkı kitabın ele aldığı gibi sanatçıyı öne çıkaran şeyler eseri, eserin hikayesi, meraklı bir kavrama ya da yaşama tutunma çabasından ziyade