Geride vazifesini görmüş ahşapların konturlarından ve yanma izlerinden başka bir şey kalmıyor. Ama çok güçlü bir iz bu; yokluğun, eksikliğin, bir zamanlar güçlü bir biçimde orada bulunmuşluğun izi.
Coelho, tüm yazılarında bende tuhaf bir ilgi, anlayamadığım bir his uyandırıyor. İçimde daha önce varolmadığını sandığım bir şeyleri yeniden canlandırıyor. Her şeye karşı yitiridiğim saygıyı alevlendirip, çıkardığı yangından yeni anlam filizleri oluşturuyor. Bu eserinde de, kendi yaşamından bir parçayla ışık tuttuyor. Adımlayacağım yolları aydınlatıyor, o aydınlıkların arasında yeni karanlıklar ve boşluklar yaratıyor, beni kendine çeken boşluklar. Hiçlik sandığım ama varlığı, varlığımı bulacağım ya da bulacağımı sandığım boşluklar. Sanmaktan öte hissettiğim...
Sandım ki yolculuğumun sonuna gelmişim
Kıyısındaymışım sınırımın
Önümdeki yol kapalıymış
Erzakım bitmiş
Vakti gelmiş sığınacak yer bulmamın
Sessiz karanlığın ortasında
Derken keşfetmişim ki
Arzun hâlâ canlıymış
Yorgun dilim eski sözcükleri unuttuğunda
Yeni ezgiler filizleniyormuş yüreğimde
Eski yolların bittiği yerde
Yeni bir dünya çıkıyormuş ortaya
-Rabindranath Tagore