Öyle bir savaş vardı ki içimde dostum,
Uyku girmiyordu gözüme. Yatağımda
İşkenceler içindeydim pranga mâhkumları gibi.
Aşırı gittim, kabul, ama iyi ki gitmişim.
Şunu bil ki en derin hesaplar boşa gider de
Akılsız davranış işe yarar bazen.
Demek ki tanrısal bir güç karışıp işe,
Biz ne taslaklar çizersek çizelim,
Son biçimi o veriyor kaderimize.
Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum. Bu nedenle, Sevgili Bilge, mutlak bir yalnızlığa mahkûm edildim.(İnsanların kendinilerini korumak için sonsuz düzenleri var. Durup duruken insanlara saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) Hiç kimseyi görmüyorum.
Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla. Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa, arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime söyleyecek söz bırakmadım.