...insanlara gerçekliğin sıradan sıkıcılığını anlatma dürtüsüne her seferinde yenik düşerim. Sonra hemen, diğerlerinin de olup biten her şeyin ne denli acınası olduğunu bildiklerini fark ederim. Bu sefer de o insanların sahip olduğu bu bilgiyi kasten mi gizli tuttukları, yoksa başka nedenlerden mi bu konu hakkında konuşmak istemedikleri meselesi meşgul eder zihnimi. En sonunda da hepimizin bu apaçık zavallılıkla nasıl bu kadar iyi baş edebildiğimiz sorusu belirir.
Eskiden tutkuların vardı ve kötü dedin onlara. Ama şimdi sadece erdemlerin var: onlar senin tutkularından doğdu.
En yüce hedeflerini bu tutkuların bağrında filizlendirdin: onlar senin erdemlerin ve sevinçlerin oldu.