Kur’an vefat eden bir insana , sevap transferi için değil. Hayatın her an/alanını iyilik ve fıtrat üzerine kurmak için vardır.
Ölen birine ayet okumak trafik kurallarına uymayarak kaza yapana kaza /ölüm sonrası öğüt vermekten farksızdır.
"Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız."
•Kur'an,3/103
Dünyanın her yerinde, İslam toplumları hüzünlü anların, ilk akla gelen talipleri oluyor.
Kur'an'ın mesajına, toplu bir şekilde dönüş ve Kur'an'ın mesajı üzerinden inşa edilmiş bir hayat umudu yeşermeden Müslümanların da umuda yol alması çok zor görünüyor.
Biz, her türlü hizipleşme ile aramızdaki ayrımları arttırmakla, hocalarımızın kitabını Allah'ın kitabından üstün tutmakla, beşeri ideolojilerin ışığıyla, Furkan'ın ışığını gölgelemekle meşgul olmaya devam ediyoruz.
"Demek kendine acıyorsun. Ne bekliyordun ki? Bu deney senin zekanı geliştirmek içindi, seni popüler yapmak için değil. Senin kişiliğine ne olacağı bizim kontrolümüz altında değildi ve sen de herkesin sev-diği, geri zekalı genç bir adamdan kibirli, bencil ve asosyal bir pislik haline geldin."
"Sorun, sevgili profesör, zeki bir insan olduktan sonra bile beni kafesin içinde tutmak ve özlemini çektiğiniz onuru size kazandıracak şekilde gerektiği zaman sergilemek istemenizden kaynaklanıyor. Ama şu ise bakın ki ben de bir insanım."
* Danıel Keynes / Algernon’a Çiçekler (s.260. ) - Koridor Yayınları
Şiir yazarken depresif oluyorum.
Hayal kırıklığı, hüzüne sürüklüyor
Umutlarsa aslında hüzünlerden doğuyor
Kalplerindeki /Kalplerdeki sizi ancak Yaratıcı'ya güvenince geçiyor.
Endişeli bir koşuşturma ancak tekâsur için oluyor.
Oysa bu boş kaygılar insanı yoruyor
İlãh'ı öğreti, ise geçici olana kanaate yetecek kadar değer ver diyor!
İnsanların çoğu meta için umut beslediği kadar, ahiret için umut beslemiyor...
Modern zamanlarında Fransız Devrimi, kendini üç kavramla (Özgürlük,Eşitlik,Kardeşlik) ifade eden bir ideoloji yaratmıştır.Siyasi partiler ve ideolojiler bu ilkelerden türemiştir. Liberalizm kendini özgürlükle, Sosyalizmn kendini Eşitsizlikle, Hristiyan demokrasiler ise kendilerini Kardeşlik ve Dayanışma kavramlarıyla ifade ederler. Bunlardan farklı olarak bir ara,iki dünya savaşı aralığında Avrupa'ya hakim olan Faşizm, kendini ırkçılık lidere tapınma dış siyasette genişleme eşitlik karşıtı olarak tanımlamıştır. Devleti kutsalaştırma da faşizmin ana özelliğidir. Bu sistemde devlet toplum için değil, toplum (daha doğrusu millet) devlet için vardır.
Kadir CANATAN/ Siyaset Felsefesi, S,14 -
Beyan Yayınları