Ortaçağın en netameli tartışması, nasıl çıkmış biliyor musunuz Avrupa da?
Bir atın ağzında kaç diş vardır?
M.S. 1432 senesinde, batılı din adamları arasında atın ağzındaki dişlerin sayısı hakkında derin bir tartışma başlamıştı. Hararetli münakaşalar on üç gün durmadan şiddetle devam etti. Bütün eski kitaplar , kayıtlar karıştırıldı ve o zamana kadar oralarda hiç duyulmadık, hârikulâde allamelikler gösterildi. On dördüncü günün başında, genç ve zeki bir rahip kendiside bir cümlecik söylemek için izin istedi. Genç rahip: “Tartışmalardaki derin irfan ve ilmi hakikatleri bir tarafa bırakalım da bir at bularak ağzını açarak sayalım, bakalım kaç dişi varmış!” dedi. Bunun üzerine din alimlerinin vakarlı olanları fena halde incinmiş oldu. Genç rahibe hücum ettiler , hatta onu dövdüler ve bu küstahın şeytana uyarak yaptığı , "mukaddes olmayan bir yoldan hakikatin bulunabileceği" teklifini şiddetle reddedip “Dinsiz , imansiz, kafir!” diyerek yaka paça kilisenin dışına attılar.
Günlerce süren münakaşalardan sonra hepsi ittifakla “tarihi ve teolojik deliller bulunmadığı için atın ağzında kaç diş olduğunun asla bilinemeyeceği” ne karar verdiler.
("Tanrı bütün gerçekleri İncil de bildirmiştir. O yüzden hakikat bilgisini sadece Hristiyan nass'ını yorumlayarak bulabiliriz." anlayışındaki skolastik düşünceden bir kesit)
Kavramsal olarak insanın “değiştiremeyeceği şey “ şeklinde tanımlanabilir.
Metaforik açıdan hakikat üzerinde durduğumuz zemin ve bizim üzerimize gerili olan gökyüzüdür.
Byung Chul Han, Şey - Olmayanlar
"Öğretmenler Günü deyince,
"Kalbi eğitmeden aklı eğitmek eğitim değildir.
Vicdan olmadan, bilgi sahibi olmak tehlikelidir."
[Aristoteles]
İnsanı erdemler ve başarı için öz disiplin ile rol
model olan öğretmenlerim yanında tüm meslektaşlarım için güzellikler diliyorum.
Aslında, mikrobitoramız da parmak izimiz de beynimiz de tam anlamıyla kişisel (kişiye has) bir yapıdadır.”
Serkan Karaismailoğlu/ Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum-
(S.190 )
Elma Yayınları