"Unutma, hayat cesurları sever. Başına gelebilecek her türlü belayı göze almalısın. İster teke tek kavga olsun, ister karşına bir ordu çıksın, bileğin sağlam, yüreğin pek, iraden direngen olmalı."
Gerçekten öldüğüm zaman, şöyle aklı başında biri çıkıp beni denize filan atıverse, ne iyi olurdu. Ne yaparlarsa yapsınlar da, beni lanet bir mezara tıkmasınlar. Pazar günleri millet gelip karnınızın üstüne bir sürü çiçek filan koyacak, daha bir sürü zırvalık. Öldükten sonra çiçeği kim ne yapsın? Yani...
"Aşk, kararlı olanları sever ama ne yazık ki sevgili prensim, sen yeterince kararlı değilsin. Aşk, cesur insanların yüreğinde konaklar ama sen yeterince cesur değilsin. "