Okuyabileceğim bir kitap değil. çabaladım ama olmadı :)..................................................................................................................................................
Dili, konusu çok basit ele alınmış Ekstra bir enerji harcamaya gerek yok anlamak için ondan dolayı Heyecanla okuduğum bir kitap değildi. Beklentimin çok çok altında sadece kitabı okumuş oldum...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,5bin okunma
Kitabın ne akışı ne de sonu düşündüğüm gibi değildi.
Bende gündelik hayatımda bağdaştırdığım bir olayı yazayım.
—Hayatı tek bir varlığa bağlıymış gibi yaşamak sadece etraftakiler için oksijen verip meyvesi olmayan bir ağaç gibidir(o insanların sadece para kazanmaktan başka bir işlev görmediği gibi). O ağaç kuruyunca yaprakları yeşermeyincede fazlalıkmış gibi gelmeye başlar. Bir süreden sonra rahatsız olursun varlığından
Ve sen o ağacı kestiğinde bir “OHH” çekersin.
Ya aslında bizim gündelik hayatlarımızda da bu böyle örneğin takıldığımız gruplarda zor duruma düşünce başta yanında olmaya enerji harcarlar ama bir süreden sonra tahamül etmezler çünkü onların başka hayatları vardır...
BLA BLA BLA BLA
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,3bin okunma
Körlük kitabını okuduktan sonra bunu okumak için can atıyordum. Kitabı okurken başlarda pek sarmadı. ta ki körlük kitabıyla bağlantısının olduğunu fark edince dört elle sarılmaya başladım. Körlük kitabında virgül konulan, nedeni belli olmayan merak ettiğim birçok cevap vardı.
Aslında iki kitap birbirini tamamlıyordu da diyebiliriz. Çünkü “Körlük” kitabında halk tarafından konu ele alınırken “Görmek” kitabında karşı taraf yani devlet(iktidar) tarafından ele alınmıştı konu bakımındanda aynıydı diyebiliriz. Beyaz körlük ve boş oy(beyaz kağıt)
Bu kitapta da cevapsız sorular devam etti: halk yağmurdan dolayı mı oy kullanmaya geç gitti yoksa “isyan” mıydı. Peki ya aynı anda evden çıkmaları.. isyansa eğer bu isyan ne içindi ya da hangi partiyeydi. Halk niçin boş oy kullandı Gibi bir sürü soru işareti kaldı kafamda.
İnsanların boş oy kullanmaları için örgütleyen kimdi, ya da neydi acaba hep birlikte aynı hissi mi yaşadılarda boş oy kullandılar? Peki bu olağan bir şey mi? Bla bla bla
Aslında verdiği mesajlarda çok anlamlıydı. İktadarın zorda kalınca haklıyı haksız yapacak kadar zavallı olabilceğini ondan sonra insanların illaki birileri tarafından yönetme gibi bir mecburi kurumun olmasının şart olmadığını ... Acaba şunu çıkartabilir miyiz burdan dünyayı bölgelere ayırmadan devlet başkanları miletvekili belediye başkanı gibi kelimelere gerek duymadan yaşayabilir miyiz?
Söyleyecek o kadar şey var ki... EN İYİSİ SİZ OKUYUP GÖRÜN.
“KÖRLÜK” KİTABINDA EN ÇOK MERAK ETTİĞİM HERKESİN KÖR OLURKEN DOKTORUN EŞİNİN KÖR OLMAMASININ NEDENİNİ BURDA ÖĞRENİRİM DİYE ÇOK HEYECANLANMIŞTIM AMA GENE BELİRSİZ KALDI...
Okurken kendi yaşlılığı geliyor insanın aklına. BiraZda insan olmanın çaresizliği. Bir oturuşta bitirdiğim bir kitaptı, hatta günümüzdeki salgın hastalıktan(corona virüs) dolayı kitap almam hijyenik olmaz diye tabletten okumayı tercih ettim. Yeni başlayanlara tavsiye edebileceğim bir kitap.
AHLAK DA BİR ZAMAN SORUNUDUR.