"Televizyon haberinin seyirciye verdiği en iyi haber aslında kötü haberdir. Çünkü buradaki esas haber kötülüğün dışarıda, seyircininse içerde, güvende olduğudur."
"Neden artık kimse sınıflardan, rollerden, kurumlardan değil de kişiliklerden; her türlü dıştan arınmış bir içten söz ediyor? Neden her şey ancak ardında bir psikolojik hikaye varsa, senli benli bir dille ifade edilebiliyorsa gerçek kabul ediliyor? Yalnızca yıldızların değil haber sunucularının, köşe yazarlarının, radyo programcılarının da konuşmalarındaki bu sahicilik ısrarı ne? Dahası, bütün bunlardan yakınırken neden kendimizi hep aynı soruyu sorarken buluyoruz: Hangisi sahte, hangisi sahici, hangisi rol yapıyor, hangisi samimi?"