Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum. #9418548
Peyami Safa
Her şey önünde sonunda soluklaşır, kimi zaman yavaş yavaş ve bizim irademizle kimi zamansa beklenmedik bir biçimde ve bizim irademize karşı gelerek, bir yandan biz onların soluklaşmamasını, çehrelerin silinip yok olmamasını dilerken, olayların ve sarf edilen sözlerin belirsiz hale gelmemesini ve tıpkı bir romanda okuduğumuz ya da filmde seyrettiğimiz şeyler gibi şuncacık bir değere sahip olmadan belleğimizde yüzer gezer hale gelmemesini istediğimiz halde gerçekleşir bu…
Size ne denli çok şey anlatılırsa o denli işin içine girersiniz ve bu o denli bilincinizde yer tutmaya başlar, buna inanmasanız da durum böyledir ve hatta bunun asla olmadığı, tıpkı romanlar ya da filmler gibi veya mazide kalmış albayımız Chabert'in hikayesi gibi kurmaca olduğu size dile getirilse bile ...
… ve bir kez veda etme süreci başladıktan sonra geri dönüşü yoktur bunun, sadece zihinsel düzlemde yaşanan ikinci ve kesin veda bize ölüden kurtuluyormuşuz hissi yaşattığı için vicdan azabı verir, ki öyledir de aynı zamanda. Hayatta hepimize arada sırada olduğu gibi, tesadüfen geçici olarak bir geri adım atılabilir ama hepsi bu kadar.
Her şey bir hikâyeye dönüşür ve aynı kürenin içinde yüzer gezer bir hale bürünür, o zaman işte gerçekten olmuş olanla kurmaca olan arasında bir fark kalmaz. Her şey en nihayetinde bir anlatıdan ibaret olur ve dolayısıyla insanın kulağına aynı şekilde gelir, gerçek dahi olsa kurmaca gibi.
…sana söylediğim gibi ne kadar bağlı olurlarsa olsunlar, insanlar bir kez ölülerin çekip gitmesine izin vermeyegörsünler, bir kez onların safra olduğunu ve bahis konusu olanın kendilerinin hayata tutunmaları olduğunu fark etmeyegörsünler, toparlanırlar; ölülerin yapabileceği en kötü şey direnmek, yaşayanlara yapışmak, onlara musallat olmak ve ilerlemelerine engel olmaktır, bir de geri dönmektir, tıpkı roman kahramanı Albay Chabert’in karısına hayatı zehir ederek ve mazide kalan o savaşta şehit olmasından daha büyük bir acıya yol açarak yaptığı gibi.