"Ah evladım, ah!" derdi. "Neler çekti bu millet. Her evden bir kaç kurban çıktı. Benim iki tane dağ gibi kardeşim gitti. Onlar öldü, Şehitlik mertebesine erdi. Ya biz? Evde çocuklar ekmek diye ağlaşırken, pişirmek için ot bile bulamadık. İşin tuhafı, işgal zamanında düşman subaylarına konaklarını açıp kuzular keserek, boğma rakıları su gibi akıtan Aktaroğulları, Vakkas ağa gibileri, kurtuluştan sonra da ağalıklarına, beyliklerine devam ederken, Rasim ve arkadaşları hain ilan edilip prangaya vuruldu."
Daha kaç gün böyle yaşayacağım. Artık dayanamıyorum. Biliyorum, soğukkanlı olmam gerekli. Ama insan etrafı böyle görünmeyen düşmanlarla çevriliyken nasıl soğukkanlı olabilir?