Hayır! Mutluluk hiçbir zaman bilgisizlikten değildi. Mutluluk korkunç maddi ve manevi sefaleti, işletilmesiyle, zenginliklerini yıldan yıla arttıran, bereketli bir toprak haline koyacak olan bilgide idi.
Bilgisizliğin faydalı olduğu masalı, şimdi uzun süren içtimai bir cinayet sayılıyordu. Fakirlik, pislik, haksızlık, batıl inanç, yalan, zulüm, kadının sömürülmesi ve aşağı görülmesi, erkeğin aptallaştırılması ve esir edilmesi bütün fizik ve manevi kötülükler, hükümet politikasının bir sistemi, ilahi nizam diye ortaya atılan kasdi bilgisizliğin meyvaları idi. Yalnız bilgi, (dogma)ları yok edebilir, onun sayesinde yaşayanları dağıtabilir, büyük servetlerin, toprağın bol ürünlerinin ve zihinlerin genel gelişmelerinin kaynağı olabilir.
Bütün içtimai meselelerde olduğu gibi, tek çare öğretimdi. Kadına, erkeğin yanındaki kanuni eşlik hakkını kazandırabilmek için, kadını okutmak gerekti. İnsanın mutluluğu için, önce yapılacak şey bu idi.
Kadınlar kilisenin elinden kurtulmuşlardı, bayağı yanlış inançlar, cehennem korkusu, papazın önünde sahte tevazular, yerlere kapanan hizmetçi ve her şeyi çürüterek ve nizamı bozarak intikamını alan ve aşağılığını kabul eder gibi görünen cins yoktu artık. Bundan sonra, kadın, bir şehvet tuzağı olmaktan çıkmıştı.
İnsanın, kalbi yüzünden ıztırap çekmeye, onun her zaman koparılıp alınmasına hazır bulunması, kötülüğün açacağı yaralardan korunmak için, iyilik yapmış olmanın yetmiyeceğini bilmesi gerekti.