Zaman geçtikçe birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük. Sonuçta gözlerimiz ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
Yetişkinlik hakikati artık inkar etmemektir. Bastırılmış acilari hissetmek, bedenin duygu seviyesinde hatırladığı hikayeyi bilinçli olarak kabul etmek ve bastirmak yerine o hikayeyi birlestirmek demektir.
Kendimizi içimizdeki yıkıcı uğraşlarıni sürdüren icsellestirilmis ebeveynlerden kurtarmamiz gerekiyor. Ancak böyle kendi hayatlarımızı onaylayıp kendimize saygı duymayı öğrenebiliriz.
İnsanın kendi kendine betimlemesinden daha güç ama aynı zamanda daha faydalı bir şey yoktur. İnsan kendini denemeli, kendi kendine emirler vermeli ve kendini doğru yere koymalıdır.