Yoldaki MühendisAbdullah Galib Bergusi
Bu kitaba bu sitede bir inceleme yazmazsam eğer yazdığım diğer hiçbir şeyin manası olmayacak. Her müslümanın 100 temel eserlerinden biridir. Bir başucu ve "peki ya ben ne yapıyorum..." dedirterek oldukça uzun bir süre özeleştiri yaptıran bir eser.
Rabbim bizlere de bu cihat şuurundan nasiblenebilmeyi nasib etsin... Rabbim hepsinden razı olsun...
Kitabı incelemelerini de okuyarak büyük umutlar içinde almıştım.. Şuan iyiki 56 sayfaymış diyorum çünkü 57. Sayfasını okumak dahi zamanımı kendi ellerimle çöpe atmak olur.
Uzun zamandır böyle boş bir kitap okumamıştım bu yüzden bir miktar kendime de kızgınım.
Öncelikle şu noktada anlaşmak gerekiyor ki sayfada en az 2-3 kez argo ifade kullanıp küfür edilerek samimi olunmaz.
Edebiyat ile argonun küfürün samimiyetin birbiriyle alakası yoktur.
Anlatım dilinin gücünü olay akışını degerlendirecek olursam bilirsiniz ki Stefan Zweig 50-60 sayfalık hikayelerinde insanı büyüler hicbir satırı boş ve manasız degildir ve bir romanı 50 sayfaya sığdırır.
Bu kitapta ise yazar olayı hikayeyi anlatmak yerine 56 sayfaya bolca argo sıgdırmış, mana içerik desen hiç yok, okuyucunun agzina parmakla bal çalar gibi edebilik katmış ve küfürlerle kendisini okura samimi göstermek istemiş kendince.
Kitabin bitişinde
"-bitse ne olur?
bitmese ne " yazıyor.
Ve ben iyiki bitirmişsin de daha fazla zamanımı harcamamışsın diyor 56 sayfa olduğu için yazara teşekkür ediyorum.
Bu kitabın puanına ort 7.4 verenlerin aklına şaşarım.
Şükrü Erbaş'ın "şiir-hikaye" türündeki edebiyat alanında da ilklerden biri olan kitabı. Ilk olmasından yahut alışık olmadığımızdan dolayı bana oldukça karışık geldi. Şiir tarzı klasik Şükrü Erbaş tarzı fakat hikaye şiir arası geçişler insanı rahatsız ediyor. Hikayeler şiirlerin birkac satır uzun hali ve zorla hikayeye çevirebilme çabası hissediliyor. Her görüşe saygım olmakla beraber sf: 37de başlayan ve Ermeni Soykırımını kabul ettiğini belirten "Yaralayan Ölene Dek Yaralanmıştır " adlı minik şiir hikayeciliği beni kitabından iyice soğuttu. Yarım bırakmamak için okuduğum bir kitap velhasıl. Iyi okumalar.
Amin Maalouf ile tanıştığım roman olarak benim için özel bir yere sahip. Semerkant'ı okumadan önce okuyup dilini beğenince bence en muhteşem eseri olan semerkant'a geçiş kitabım diye nitelendirdim. En iyisi diyemem ama kısa sürede bitsin derseniz tavsiye ederim. Kötü değil. Ama en iyisi de değil.