Selim Üstüner

Selim Üstüner
@SelimUstuner
Z <3 11.06.2026 Mâzi tarlasının hâsılâtının, mürûr-i zaman süzgecinde un ufak olup nisyân derelerinde inhilâle maruz kalmaktan, ehemmiyeti ve müessiriyeti sebebiyle kurtulması kanaatimce icab etmiş olan kısmıdır yazdıklarım.
"Lamba" kelimesini ilk hecesinin üzerine basarak bir balon gibi ağzında şişirdikten sonra, “ci" ekini kendini bir hamlede ortadan silmek ister gibi yutar, şişeleri, "i"nin üzerine iyice basarak parlatır ve "ler"i sanki dünyanın bütün camdan eşyasını ağzında toz hâline getirmiş gibi uzun uzun dört yana üflerdi. Bu camcı, mahallemizin aydınlık satan adamıydı.
Sayfa 127
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İki güvercin, şadırvanın yalağının kenarında sanki bu kaideyi bir aşk istiaresiyle tamamlamak ister gibi boyun boyuna duruyorlar. Belki onları buraya kahvecinin ben gelir gelmez attığı gül çekti. Suyun hareketiyle o gül sallandıkça onlarda aşk türküleri söyleyecekler. Hiçbir şey düşünmek istemiyorum. Sadece bu anı ve bu aydınlığı Bursa ovası denen büyük ve zümrütten yontulmuş kadehten içmekle kalacağım. “En iyisi budur, diyorum; eşyayı bırakmalı, güzelliğinin saltanatını içimizde kursun.”
Sayfa 114
Uzakta dağlar, daima eski şeyleri düşündüren, bizi bir ecdat rüyası gibi saran acayip şekilli kitleleri, dar, gölgeli boğazları, küçük düzlükleri ile muhayyel bir saadet hissini bırakan küçük ve mesut manzaralı köylerini bağrına basmış uzanıyor, ufku çerçeveliyordu.
Sayfa 113
Bulunduğum yerden ova bütün büyüklüğüyle görünüyordu Bursa Ovası’nın en sevdiğim tarafı, Muş veya Erzurum ovası gibi sonsuz uzamamasıdır. Gözün lezzet alabilmesi için yetecek derecede büyük ve geniş, o kadarla kalıyor.
Sayfa 113
Kendimi içimde uğursuz bir musiki gibi yükseldiğini hissettiğim düşünceleri bırakmıştım: “ne diye bunun böyle olmasından mustaripim?” Diyordum. “Niçin mutlaka hayatta bir devam istemeli ve neden bir ihtiraz sahibi olmalı? Bütün bunların lüzumu ne?
Sayfa 112