Z <3 11.06.2026
Mâzi tarlasının hâsılâtının, mürûr-i zaman süzgecinde un ufak olup nisyân derelerinde inhilâle maruz kalmaktan, ehemmiyeti ve müessiriyeti sebebiyle kurtulması kanaatimce icab etmiş olan kısmıdır yazdıklarım.
… Bizim ideallerimiz ile sosyal ve siyasî kanaatlerimiz, tamamıyla dinimizden doğmuştur.
Dolayısıyla, dinimize saygı göstermek mecburiyetinde olduğumuz gibi, üzerimizdeki bütün haklarını da kabul etmek zorundayız...
Yine anlayacağız ki: Dinsizlik denilen şey, Lâtin fikrinin düştüğü bir sapkınlık hâlinden ibaret olup, zannedildiği gibi, bir fikrî üstünlük alâmeti değildir...
Yine öğreneceğiz ki: Her milletin millî kanun ve an'aneleri, üzerinde yaşadığı topraktan daha kıymetli bir "manevî vatan" meydana getirirler.
Çünkü insan topluluklarını bir millet hâline getiren onlardır. Başka bir kavmin tahakkümü altına düşen millet, arazisini değil, kanun ve an'anelerini kaybettiği için istiklâlinden mahrum kalmıştır. üzerinde yaşadığı toprağı çoğu zaman terke mecbur olmadığı ve belki de ondan daha fazla istifade ettiği hâlde esirdir; çünkü milli değerlerini kaybetmiştir.
Bizim gibi vatan toprağını korumak uğrunda asırlardan beri, kanını cömertçe dökmüş olan bir milletin, "manevî vatan" ına ilgisiz kalıp, sevgisizlik ve saygısızlık göstermesi, tasavvuru güç, anlaşılmaz bir hatadır...
… Bir insan topluluğunun, millet hâline getirilebilmesinin, ferdlerin müşterek his ve âdetlerle, birbirine uygun fikir ve inançlarla, aynı gâye etrafında birlik hâlinde bulunmalarına bağlı olduğunun bilinmesi lâzımdır. Bu birliğin kaybolmasının, her türlü ilerleme imkânını ortadan kaldırarak cemiyetin mahvına sebeb olacağının iyice anlaşılması şarttır. Çünkü beşeriyetin ilerlemesi, ancak insanların bir cemiyet hâlinde yaşamlarıyla mümkün olabilir...
… Cemiyet bağları, mâzide birlikte geçirilen hayat ile ecdattan kalan manevî ve fikrî mirastan doğar. Yani cemiyeti meydana getiren ferdler arasındaki birlik ve beraberliği temin eden bağlar, insanlar ile zamanın müşterek eseri olan an'ane ve teâmüllerin meydana gelmesi ile teşekkül eder.
"Bu bağların yerini, insanların hayâl edecekleri başka hiçbir bağın tutamayacağını bilmeliyiz!.."