Z <3 11.06.2026
Mâzi tarlasının hâsılâtının, mürûr-i zaman süzgecinde un ufak olup nisyân derelerinde inhilâle maruz kalmaktan, ehemmiyeti ve müessiriyeti sebebiyle kurtulması kanaatimce icab etmiş olan kısmıdır yazdıklarım.
Tanrının yeryüzündeki halifesidir insan. Tabii ki, şeytanın gölgesi olmayı, Tanrı halifeliğine yeğ görmediği, tercih etmediği sürece.
Hakikat uygarlığını o gerçekleştirecek. İnanmışlığı, İslam’ı o varoluş kalesi yapacak, bilinç toplumunu o örgüt örgüt bir biçimleyecek ve özleştirecek, ebedilik düşünce ve sanat tohumlarını o saçacak, bütün bu aksiyonların kudret aynasında tecellisi olan Devlet’i o kuracaktır.
Din ve medeniyet, bir millet örüştür tür bir yanıyla da. Tabiî, bu millet kavramını, bugünün kısır millet anlayışıyla karıştırmamalı. Millet, ne bir ırk, ne bir dilin toplayıcı aksiyonundan doğar. Gerçek Millet, bir inanç etrafında örgütlenişten doğar.
Toplum, sosyolojik bir ifadedir. Milletse, toplum, tarih ve inanç, bilinç ve geleceği hedef alan bir örgütleniş iradesinin somutlaşmasıdır. Millet, hakikat uygarlığını gerçekleştirme görevini ruhunun tek yaşama besini yapmış ülkü toplumudur.
Bugün millet denen realiteler, aslında asıl milletin parçalarıdır veya ancak parçaları olabilir. Veya parçalarının sapmaları.
Eşek anırtısı da vardır elbet yeryüzünde. Ama bu anırtı, bülbül sesini yok edemez. Eşek anırtıları, kuşlar cennetinin dikenli çitine çarpar ve cehennemin derinliklerinde kaybolur.
Bıçak ve kurbanın karşılıklı alışverişinden insanın metafizik özgürlüğü doğacaktır. Tarihî ve sosyal özgürlüğü de bundan fışkırabilir ancak. Metafizik özgürlük, Tanrı dışında ruha hükmedici bir güç tanımamaktır.
Şehit nedir? Toprak uğruna ölen midir şehit? Hayır. Bir anlam uğruna, hakikat ülküsü uğruna ölendir şehit. Toprak da, ancak, hakikat ülküsünün yurdu olursa uğruna ölünmeyi hakkeder.
Ve hiç bir karşılık beklemeden, ilâhî medeniyet uğruna canını veren insana, bir anda, perdeler sıyrılarak hakikat çırılçıplak gösterilir. Hak dolaysız gösterilir. Bu sebeple o “görmüş" olur. O görmüş, duymuş ve tadmış olur. Böylece beş duygu dünyası öteye gider, öte de beriye gelerek beş duygu âlemini kendisine katar.