Beni tanımadın. İki gün sonra yine yollarımız kesişip de bana bu sefer daha aşina bir şekilde baktığında, bu seni uzun zamandır seven ve içindeki kadınlığı uyandırdığın kızı tanıdığın bir bakış değildi; sadece iki akşam önce aynı yerde karşılaştığın on sekiz yaşındaki olan bir kıza olan bakışındı.
Açıkçası bu yazarın "bilinmeyen bir kadının mektubu" kitabını aşırı beğenmiş biri olarak bu kitabı beni hiç tatmin etmedi. Ancak yinede okunabilecek ve kitabın içerisinde kendinize ders çıkarabileceğiniz yerler var. Kitapta sürekli dışlanma korkusuyla hareket eden bir kadın görüyoruz. Başkalarının ne düşündüğünü kendi duygu ve düşüncelerinden daha ileride tutup tutkusunu bile belirtmeye çekinen bir karakter kendileri. Yazarın bahsettiğim diğer kitabındaki gibi bu kitabında belirli bir sonu yok. Sonu siz kendiniz yazıyorsunuz ve yargılamaları da kendi başınıza yapıyorsunuz. Kitap her şeyi ile birlikte çok kafa yoran tarzda betimlemeleri olan bir kitap değil. O sebeple kafa dağıtmak için okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.