Ben her kitabın edebiyatı hayatta tuttuğuna sonsuz inanıyorum. Yıllardır kitaplığımda duran sürekli merak edip bir türlü elimin gitmediği bir kitaptı. Kitabın bir serinin son kitabı olduğunu öğrenmem kitabı okumaya başladıktan sonra oldu, normalde hemen kitabı bırakırdım ama kitap beni içine çok fazla aldığı ve Handan’la arkadaş etmeye çalıştığı için bırakamadım. Seriyi en kısa zamanda tamamlayacağım.
Başlarda Handan’a çok kızdım yaptıklarından dolayı, olay örgüsü ilerledikçe belki de haklıdır diye düşündüm. Handan hakkında pek bir şey söylemek istemiyorum aslında okuyunca tanınması gereken bir karakter. Duygusal kişiliğimden mi kitabın dilinden mi bilmiyorum ama yer yer özellikle Kayhan ve Defne bölümlerinde hüngür hüngür ağladım. Sanırım Handan yerine kendimi koydum.
Kitap hakkındaki genel yorumlarıma gelecek olursak Halide Edip, Barbaros Altuğ gibi yazarlarla tanışmanıza vesile olabilecek bir kitap, Halide Edip’i tanımayan yoktur eminim ama okumayan çoktur.
Gezi parkı olaylarına atıfta bulunuyor kitap onu da eklemek istiyorum, hemencecik okumamdaki etkenlerden bir tanesi de budur.
Son olarak karman çorman yazdığımı biliyorum ama kitapta aynen böyleydi :) alıp götürüyordu ama bazı yerlerde ne oluyor ya dedirtiyor. O yüzden birazcık karışık bir dili var diyebilirim. Ve Handan iyi ki babaannen sana bu ismi vermiş.
İyi okumalar diliyorum.