Hiçbir zaman bir filmin geceyarısı gösterimine kaçıp karanlıkta el ele tutuşamayacaktık.Hiç kartopu savaşı yapamayacaktık.Yaşadığımız onca şeyden sonra,onu iyi zamanlarda da tanımayı hak etmiyor muydum?
Üzüm bağlarının güneşinde büyüdüm ben
Elma bahçelerinin beşiğinde
Yılanlar ,serçeler ,köpekler
Aynı sevinçle girerdik Perçem Suyu’na
Ayçiçeği tarlalarında binlerce dolunay
Ağzımızda birer gökyüzü öpücüğü
Yıldızlar uykularımız da çiçek açardı.
Tanrı bizimle gezerdi buğday tarlalarını
Mısırlar domatesler biberler
Kırmızı yeşil sarı ,çatılara yürürdü
Sonra yağmurlar ,sonra karın uzun masalı
Biz neye sevindiğimizi bilmeden
Akşamlara kadar koşar, koşardık