Ne anlatayım ki okuyun görün, harika muazzam ağlamama ramak kaldı kitabın sonlarına doğru. Tam bir karakter gelişimi örneği dizi ve filmlere de büyük örnek olmalı. Okuyun ve bana teşekkür edin:)
Yeni başlayanlar için çok güzel ve açıklayıcı temel kavramların tümü açıklanmıştır. Sadece okuyup bırakmayacağım. Başka Astronomi kitabı okurken de ara ara başvuracağım bir baş ucu kitabı oldu benim için. Meraklılara önerilir:)
Kitabımızda, intihar etmek isteyen kişilerin intihar malzemelerini(ip,zehir, ustura…) satın alabilecekleri bir dükkandan bahsediliyor. Bu dükkanı işleten bir aile var ve bu aile daha çok satış yapabilmek için sürekli yeni şeyler üretmeye çalışıyor. Ailemizde son derede depresif ve hayattan zevk almayan bir aile en küçük kardeş Alan hariç o ise her durumda çok pozitif ve hayatı çok seven bir çocuktur. Kitabımız aslında bu ailenin değişim sürecini konu alıyor. Hem ailenin hikayesini hem de dükkana gelen müşterilerin hikayesini görüyoruz. Son derece akıcı ve üslup olarakta sade bir kitap.
Osamu Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken’i, aslında bir roman gibi dursa da yazarın kendi iç dünyasından kopup gelen itiraflar gibi. Baş karakter Oba Yozo, toplumun beklentilerine uyamayan, kendini insanlarla bağ kuramaz halde bulan bir adam. Dışarıdan bakıldığında neşeli, hatta komik biri gibi görünse de, içten içe yabancılaşma, yalnızlık ve anlamsızlık hissiyle boğuşuyor.
Kitap çok karanlık ama çok da dürüst. Çünkü çoğu zaman başkalarına göstermediğimiz o kırılgan, yorgun, umutsuz tarafı bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Yalom’un terapi odasındaki hikâyelerinden farklı olarak burada bir “çözüm” yok; sadece acı gerçeğin kendisi var.
Okurken hem Yozo’ya üzülüyorsun hem de bazen kendi hayatındaki o uyumsuz, sıkışmış hisleri hatırlıyorsun. Dazai, bunu öyle doğal ve çarpıcı anlatıyor ki, kitabı bitirdiğinde bir süre sessiz kalmak istiyorsun.
Monte Cristo Kontu, Alexandre Dumas’nın intikamı adeta bir sanat eseri gibi işlediği romanı. Hikâye, genç denizci Edmond Dantès’in, hiç hak etmediği halde ihanete uğrayıp hapse atılmasıyla başlıyor. Orada yıllarını geçiriyor, ama bu süre içinde hem bilgi hem de sabır topluyor. Sonra bir servetle özgürlüğüne kavuşuyor ve intikam planını adım adım uyguluyor.
Okurken en çok şu dikkat çekiyor: Dumas, intikamı sadece “zarar vermek” olarak değil, bir tür adalet arayışı olarak gösteriyor. Çok çok uzun:) ve sonu beni çokta tatmin etmedi ama yine de okunabilir.