Ama şimdi bir uysallık, bir sersemlik vardı üstünde. Her şeye "Evet, olabilir!" diyordu. "Evet, haklısın!". Ama bunu gerçekten öyle düşündüğü için değil de hayat onu yıprattığı için böyle söylüyordu.
Bir utanç perdesi, yaşamaktan
Acısı topuklara vuran bir yutkunma
Bir gelecek vaadi canımızda halkalanan
Gövdemizde onurlu bir yalnızlık
Al yeşil bir tevazu kalbimizde
Ölülerimizden bir düğün alayı
Öldüreni anlamaya varan bir ceza
Ağzımızda şiirlerden bir gönül
Bir yaşama gücü yaramızdan..
Sevgisizlik gökyüzünü yere indirmişti. Herkes bir kayıp dua toprağın rahminde. Yollar çekilmiş çekilmiş, can verdiğin aynalara dönmüştün çoktan. Dokunmak ayrılığın gülüydü de top top soluyordu içimde. Deniz bahçeye kadar uzanmış, papatyalardan kirpikler ediniyordu.