Dut ağacı boyunca
Dut yemedim doyunca
Yâri düşümde gördüm
Sarılmadım doyunca...
Kitabı bitirince bu türküyü dinlemek istedim. Victor Hugo önsözde idam ve hukuk hakkında düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Piyes şeklinde ilerleyeceğini düşündüğüm bir girişle başlıyor kitap. O kadar iyi bir anlatım var ki o zindanda bir umut ışığı beklerken buluyorsunuz kendinizi. Kızına vedası beni çok etkiledi. Başta kürek cezası çekmektense ölürüm daha iyi diyen mahkûm, saatler geçtikçe ona razı oldu hatta bunun için yalvardı. Altı ay, altı hafta veya altı saat önce bilsek öleceğimiz günü tabi ki zaman bizim için de çok farklı işlerdi. Düşüncelerin beynimize hücum ediş hızı artacağı için yaşı kaç olursa olsun insan yaşlanırdı. Döneminde yaşanan yanlışlara böyle güzel bir eserle tepkisini vermesi hayranlık verici. Bir dakika olsa bile düşünüyorsunuz bir idam mahkumu olsam dakikalar sonra öleceğimi bilsem ben ne yapardım diye. Ben idam cezası hakkında şöyle düşünüyorum eğer hukuk sağlamsa masum biri yanlışlıkla kurban gitmeyecekse kanıtlanmış ağır suçlar için kısas olmalı gibi geliyor bana. Toplum eğitilmedikten sonra idamın bile caydırıcı olmayacağını biliyorum.