Semanur Çelik

Distopya mı? Ütopya mı?
Puan vermedi·272 syf.··
2023 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 10:04
Selam arkadaşlar Cesur Yeni Dünya'nın o beyin yakan atmosferinden çıkıp doğru bir şekilde kitabı anlatmaya çalışmak benim için oldukça zor. Şu şöyle bu böyle diye basitçe anlatamıyorum bu kitabı çünkü kendi içinde bile tezatlıklar barındıran birçok şeyi okura bırakan bir eser. Huxley bir dünya kurmuş ama bu ütopya mı yoksa distopya mı emin değilim, tıpkı bu eseri okuyan çoğu okuyucu gibi muallaktayım. En iyisi ben size anlatayım kitabı okuyanlar da bu konudaki yorumlarını yazsın. Huxley'in kurduğu dünyada insanlar belirli toplumsal rollere göre programlanmış. Herkesin mutlu olduğu duyguların göz ardı edilip, kontrol altına alındığı bir dünya. Düşünmeyen sorgulamayan,endişe duymayan, üzülmeyen kısacası hissetmeyen bireyler üretildiğini düşünün. Bu dünyada aile, aşk, arkadaşlık gibi kavramlar yok hatta kişisel kimlik de yok. Yaptığınız seks bile kontrol altında. Düşündüm de korkunç gerçekten. Bütün sistem, mutluluk üzerine kurulu, toplumun bütün parçaları 7/24 mutludur ve mutluluk ve haz duyguları dışındaki bir şey olur da hissedilirse 'Soma' adı verilen haplar, onları hayali, mutlu bir tatile çıkarır. Ancak biri vardır ki o farklıdır. Bernard max. İçinde yaşadığı dünyada mutlu değildir, ve bu dünyayı sorgular. Olaylar bu şekilde başlar ve zincirleme devam eder. Yer yer akıcı ilerleyen yer yer de ara vermemi gerektiren bir durağanlık olsa da genel olarak eseri sevdim. Distopik eser sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. İçinde bizi sorgulamaya iten birçok konu var sizlerin hevesini kırmayayım diye spoiler vermeden anlatmaya çalıştım. Okuyanların da yorumlarını bekliyorum kitapla kalın sevgiler
Edebiyat & Roman
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Uyanın, Kahramanın Şimdiki Zamanı Bizim Geleceğimiz Olabilir!
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 129. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 15:47
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.’’ (s. 238) 1. Ütopya’dan Distopya’ya Geçiş Distopik bir eseri inceleyebilmek için öncelikle, hem distopyaların ortaya çıkmasında büyük payı olan ütopyayı hem de distopyayı tanımlamak gerekir. Ütopya kelimesi, Yunanca ‘’olmayan/yok/değil’’ anlamlarına gelen öneki ou (oú) ve ‘’yer/ülke’’ anlamındaki topos (τόπος) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Ütopya, kabaca herkesin mutlu mesut bir şekilde yaşadığı, kötü şeylerin gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığı, refah seviyesinin üst sınırlara dayandığı toplum düzenine denir. Tam kelime karşılığı ise ironik bir şekilde ‘’olmayan-yer’’ (outopos) anlamına gelir. Ütopya kelimesini 1516 yılında literatürde ilk kullanan kişi Thomas More olarak bilinmektedir (Bkz: Ütopya). Devlet, İdeal Devlet, Güneş Ülkesi, Yeni Atlantis bu türe verebileceğimiz örneklerin en başında geliyor. Distopya kelimesinin etimolojik kökeni ise Yunanca ‘’kötü/hastalıklı’’ anlamındaki dsy/dis (δυσ) öneki ile yine topos kelimesinin birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kelime ise ilk defa 1868 yılında John Stuart Mill tarafından ‘’kötü bir yer’’ anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. Distopya kelimesi, ütopyanın anti-tezi ve karşıtı olarak ele alınmasının yanında, karamsar duruşuyla toplumun gidişatına ve genellikle politik, ekonomik, teknolojik, sosyolojik ve dini problemlerine dikkat çekerek ayna tutmaktadır. Distopik toplumlarda ekseriyetle, baskıcı ve totaliter bir devlet modeli vardır ve bu yönetim biçiminin altında ezilen insanların mutsuzluklarına, bireyselliklerinin yok oluşuna ve özgürlüklerinin kısıtlanışına şahit oluruz. Distopyaya örnek olarak ise türün dört öncüsünü, nam-ı diğer
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2023 38. kitabı
İbrahim Şinasi'nin 1860'ta yazdığı tek perdelik Şair Evlenmesi adlı komedi, Batılı anlamda ilk Türkçe oyun olarak kabul edilir. Anlatımındaki yeniliklerin yanı sıra tema bakımından da Türk tiyatro edebiyatının öncüsü sayılır. Belirli bir metne dayanmayan, oyuncuların doğaçlama yaptıkları tuluat tiyatrosundan, bir konunun metne dayalı olarak giriş, gelişme, sonuç biçiminde aktarıldığı yeni bir tiyatroya geçiş bu eserle olmuştur. Şair Evlenmesi piyesi Türkçede noktalama işaretlerinin kullanıldığı ilk eserlerden biridir. Sade ve tabii bir konuşma diliyle yazılmıştır. Oyun kişileri dönemin toplumsal yapısını yansıtan gerçekçi karakterlerdir.Her kişiye kendi muhitinden esinlenen konuşma dili verilmiş, kimsenin ağzında yabancı söz yoktur. Hatta bekçi ve süprüntücü ağzından yazılan sözlerde yanlışlıklar, olanaksızlıklar, söyleyiş hataları da aynen resmedilmiştir. Eserin konusuna kısaca değinecek olursam ;alafranga davranışları ve kıyafetiyle mahallenin hoşuna gitmeyen Müştak Bey adında yoksul fakat ileri kafalı bir şairin sevip istediği genç, güzel Kumru Hanım yerine büyük kız kardeşi çirkin ve kart Sakine Hanım'ı almaya mecbur edilmesi, bu küçük entrikanın mahalle imanına Müştak Bey'in dostu tarafından verilen rüşvetle hükümsüz bırakılması hikayesinden oluşur. Merak edenlere şimdiden keyifli güzel okumalar dilerim. Kitapla kalın.
Türk Edebiyatı Klasikleri
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2023 3. kitabı
Nabizâde Nâzım Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikâye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik’in ve Türk edebiyatındaki ilk natüralist, tezli ve psikolojik roman denemesi olan Zehra’nın yazarıdır. Kemik veremi hastalığına yakalanmış ve otuz bir yaşında hayata veda etmiştir. Karabibik ise edebiyatımızdakli ilk gerçekçi köy romanıdır. Yazar Antalya'nın Kaş bölgesinde altı ay boyunca görev yapmış bu eseri de Beymelek'te yüzbaşı iken kaleme almıştır. Kitap genel çerçevede 5 bölümden oluşturulmuş, roman denemesi olarak sınıflandırılabilir. Hikaye köylü olan Karabibik'in bir çift öküze sahip olma hayali çerçevesinde dönmektedir. Yerel dilde konuşmalara yer verilmiş, amaç ise o dönem de köy hayatını yabancı olanlara tanıtmak olmuştur. O dönem de köyde yaşanan sorunlar, geçim derdine yönelik problemler güzel bir şekilde kaleme alınmıştır. Günümüzde Beymelek'te Mayıs-Haziran aylarında 'Karabibik Şenliği' düzenlenmektedir. Beldedeki kültür merkezi 'Karabibik Kültür Merkezi' adını taşımaktadır. Yazarın romanı yazarken kaldığı ev, restore edilerek 'Karabibik Evi' adıyla turistik konaklama tesislerine dönüştürülmüş. Herkesin okumasını tavsiye ederim..
Edebiyat
KarabibikNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202011,9bin okunma
Tersi ve Yüzü
9/10
·72 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2023 07:06
Sabırsızlıkla beklediğim bu eseri nihayet okuyup incelemesini sizlere sunabileceğim . Siz de umarım sabırla incelememin sonunu getirebilirsiniz.. Albert Camus’un 22 yaşında yazmış olduğu ilk eseri olan Tersi Ve Yüzü’nü kendisi 5 ayrı bölümde yazmış .Her bölümünü okuduğumda farklı duygular yarattığı için elimden geldiğince ince eleyip sık dokumaya çalışacağım.Hazırsak başlıyorum , ewet. 1-Alay: Çok tuhaf , ölümün bizlerde uyandırdığı tepkiler ve doğurduğu bu yalnızlık.Yaşamını sadece tanrı inancıyla yetinip duyarsız olan ve aynı zamanda tanrıya ne kadar da çaresiz olduğunu ve ona acımasını isteyen sanki yıllardır ettiği ibadetin mükafatı olarak ölmemeyi isteyen ihtiyarlar, bir şeyi unutuyorlar ;Camus’un dediği gibi “Tanrı insanları elinden alıp kendisini yalnız bırakmaktan başka hiçbir işine yaramıyordu.” Bu Alay adlı denemesini Aldous Huxley ‘in bir sözüyle bitirmek istiyorum :”Amaçsız çocuklar için sinekler neyse , tanrılar için biz de oyuz , eğlenmek için bizi öldürüyorlar” 2- Evetle Hayır Arasında: Bu dölümde Camus, basitliğin derinliğinden bahseder. Bizlerin sadece bakmakla yetinmeyip önemli olanın görmek ve gördüğünde fark etmenin , bunun sonucunda ise ayırt edebilmemizi vurgular. Ayırt etmek derken asıl mesaj burada saklı ,hemen değiniyorum. Camus’un insandaki en temel gereksinimlerden birinin , Açık görüşlülük olduğunu savunur çünkü , bunun sonucunda Ayırt etme gücü doğacak. Son olarak bu bölümü ölümle noktalıyor.Ayırt etme gücünden bahsederken şu sözlerle destekliyor “ ölüm mahkûmu için ‘Topluma borcunu ödeyecek , demesinler’, ‘ kafası kesilecek ‘desinler “ diyor. Bu bölümde Camus, “Ve ben , bu
Deneme
Tersi ve YüzüAlbert Camus · Can Yayınları · 20227,1bin okunma